" üniversite " Kategorisi

  • Modern Eğitimin Kâdim Öncüsü: Nizâmiye Medreseleri

    Modern Eğitimin Kâdim Öncüsü: Nizâmiye Medreseleri

    İnsanoğlunun yaşamı boyunca tecrübî ve teorik olarak edindiği bilgiler eğitim, talîm ve terbiye olarak ifâde edilmiştir. İnsanın varoluş serüveni ve tecrübe kazanımı doğumundan itibâren başlamaktadır. İnsan, ilk eğitimini başta ailesi olmak üzere yaşadığı toplumdan almaktadır. Bunun yanı sıra vatandaşı olduğu hanedan/imparatorluk/devlet veya toplumun müessese olarak tesis ettiği eğitim kurumlarında muhtelif müfredatlar ile eğitilmektedir.


  • Ali Kuşçu’nun Hayatı, Şahsiyeti ve Eserleri

    Ali Kuşçu’nun Hayatı, Şahsiyeti ve Eserleri

    Semerkand’da doğduğu tahmin edilen ve Uluğ Bey’in doğancıbaşısı olduğu için Kuşçu unvanıyla anılan Ali Kuşçu, hem bu büyük hükümdârın hem de Anadolu’dan Molla Fenârî tarafından Semerkand’a yollanan Kadızâde-i Rûmî’nin tedrîsinden geçmiştir. Önemli bir matematikçi ve astronom olan Ali Kuşçu, hâmisi ve hocası Uluğ Bey’in Semerkand Rasathânesi’nin kuruluşunda yer aldığı gibi onun meşhûr zîcine bir şerh yazarak gökyüzü çalışmaları konusunda Doğu ve Batı’da önemli bir kaynak olan bu esere katkı sunmuştur.



  • İbrahim Müteferrika Kimdir, Hayatı, Eserleri ve Şahsiyeti

    1942’den beri Galata Mevlevîhânesi hazîresinde medfun olan ve yaşadığı devirde Basmacı lakabıyla tanınıp Tercüman İbrâhim Efendi olarak anılmış ve târihlerimizde yaygın olan unvânı, dergâh-ı âlî müte-ferrikalığı vazifesinden gelen, Türk matbaasının kurucusu. Günümüzde Romanya’nın Cluj şehri olan, Erdel’in Koloszvar şehrinde dünyaya geldi. Macaris-tan’da matbaacılık alanında çalışmalarıyla bilinen teslîs karşıtı Unitarius mezhebine mensup bir ilâhi-yat öğrencisi iken Katolik Avusturyalıların baskısı karşısında bir hâmi olarak görülen Türklerin dinine diğer Unitarianlarla topluca geçmiş ve Avusturya karşıtı Tökeli İmre’nin isyânı sırasında Türk ordusu-na sığınmış olması ihtimâli yüksektir.


  • Naima Kimdir, Hayatı, Eserleri ve Şahsiyeti

    İlk resmî Osmanlı vak’anüvisi ve târihçi Mustafa Naîm, Halep’te doğmuştur ve burada mukîm bir ye-niçeri âilesine mensuptur. Şöhret bulduğu Naîmâ mahlasını, devlet hizmetine girdikten sonra dîvân kâtipliği sırasında almıştır. Halep’te ilk eğitimini alıp İstanbul’a geldikten sonra girdiği memuriyet, Saray-ı Atîk baltacılığıdır. Bir taraftan Beyazıd Camii’nde derslere devam etmiş, 1686’da ise Dîvân-ı Hümâyun kâtipleri arasına girmiştir. Muhtemelen 1702’den önce kendisine vak’anüvislik görevi verilmiştir.


  • Nabi Kimdir, Hayatı, Eserleri ve Şahsiyeti

    Türk edebiyâtının, 17. asırda yaşamış, asıl adı Yusuf olan ve eserlerinden, ilim yolunun sâliki ünlü bir âile-ye mensup olduğunu öğrendiğimiz Urfa doğumlu büyük şâiri. (IV.) Mehmed’in saltanat döneminde (1648 – 1687) İstanbul’a gelmiş ve Musâhib Bozoklu Mustafa Paşa’nın himâyesiyle dîvân kâtibi olmuş-tur. 1678-79’da hacca giden Nâbî, yolculuğunu Tuhfetü’l Haremeyn adlı eserinde mensur olarak anlatmıştır. Ayrıca Türkçe Dîvân’ının hâricinde, eser-leri arasında, Lehistan’daki Kamaniçe kale şehrinin 1672’deki fethine dâir yazdığı


  • MÜNECCİMBAŞI AHMED DEDE Kimdir, Hayatı, Eserleri ve Şahsiyeti

    Âilesi Konya Ereğlili olmakla birlikte, muhâcir olarak Rumeli’ye gelmişler ve Ahmed Dede bu vesileyle Selanik’te doğmuştur. İlme düşkünlüğü dolayısıyla burada Mevlevî tarîkatine girip hem tarîkat âdâbını öğrenmiş hem Selanik müftüsünden tefsir ve fıkıh dersleri almıştır. 1654’te İstanbul’a gelip burada da Galata ve Kasımpaşa mevlevihânelerinde eğitim al-mış, 1668’de ise saraya müneccimbaşı ve ondan birkaç sene sonra da pâdişâha musâhib olmuştur.


  • Itri Kimdir, Hayatı, Eserleri ve Şahsiyeti

    Yahya Kemal’in, “Büyük Itrî’ye eskiler derler, /Bizim öz mûsıkîmizin pîri; /O kadar halkı sevkedip yer yer, /O şafak vaktinin cihangîri, /Nice bayramların sabâh erken, /Göğü, top sesleriyle gürlerken, /Söylemiş sal-tanatlı Tekbîr’i” mısrâlarıyla başlayan ve onun Türk mûsıkîsindeki yerini tüm metinlerden güzel ve özlü bir dille terennüm eden şiirinde ifâde ettiği gibi “öz mûskıkîmizin pîri” olan Itrî, sâdece bir hânende ve bestekâr bir mûskıkîşinas


  • VANİ MEHMED EFENDİ Kimdir, Hayatı, Eserleri ve Şahsiyeti

    Van’ın Hoşap kasabasında dünyaya gelmiş olan ve buna nisbetle Vanî veya Hoşâbî olarak anılan tefsir âlimi, vâiz. Osmanlı fikir ve kültür târihinin yetiştir-diği ve 17. asırda Türk milliyetçiliği bayrağını dalga-landıran büyük şahsiyet. İlk eğitimini Van’da almış, Tebriz, Gence ve Karabağ’da tahsilini sürdürdükten sonra Erzurum’a geçmiştir. 1659 Eylülünde Erzurum Beylerbeyi olarak şehre gelen Köprülüzâde Fâzıl Ahmed Paşa’nın beğenisini kazanmış, onun sadrâzam olmasıyla birlikte İstanbul’a dâvet edilerek (IV.) Mehmed’in çevresine dâhil olmuştur.


  • Evliya Çelebi Kimdir, Hayatı, Eserleri ve Şahsiyeti

    Kendisini “seyyâh-ı âlem ve nedîm-i benî-âdem” olarak tanımlayan, millî kültürümüzün en anıtsal eseri olan büyük boyda on ciltlik ve yaklaşık dört bin say-falık seyâhatnâmesiyle sâdece Türk edebiyâtında değil dünyâ seyâhatnâme literatüründe de haklı bir şöhreti bulunan Evliya Çelebi’nin ne yazık ki gerçek adını bilemiyoruz. Ataları Kütahya’daki Zereğen mahallesinde ikâmet edip, fetihten sonra İstanbul’a yerleşmişlerdir.


  • Katip Çelebi’nin Haytı, Eserleri ve Şahsiyeti

    17. asır Osmanlı ilim dünyâsının, çeşitli alanlarda pek çok eser vermiş ansiklopedist bibliyografı. Orhan Şâik Gökyay, ulemâ arasında Kâtip Çelebi, Dîvân-ı Hümâyûn üyeleri arasında Hacı Halîfe adıyla tanın-dığını söyler. Batılı oryantalistler de genellikle Hacı Halîfe adıyla kendisinden bahsetmişlerdir. Kâtip Çelebi 14 yaşında Dîvân-ı Hümâyûn kalemlerinden Anadolu Muhasebeciliği Kalemi’ne girerek hesap kâidelerini, erkam ve siyâkat yazısını öğrendi.




  • KAYIKÇI KUL MUSTAFA’nın Hayatı, Eserleri ve Şahsiyeti

    Evliya Çelebi’nin Seyâhatnâme’sinde çöğür şâiri olarak zikredilen ve bilhassa (IV.) Murad’ın Bağdat seferi esnâsında şehîd olan Genç Osman adlı bir as-kerin kahramanlığını destanlaştırdığı veya zâten vârolan bir Genç Osman menkıbesini işleyip popüler-leştirdiği Genç Osman Destânı ile şöhret bulan, şiir-leri Yeniçeri ortaları , asker zümreleri ve halk ara-sında; serhat boyları ve levent kahvehâneleri ile bo-zahânelerde dilden dile dolaşan, Türk saz şiirinin önde gelen temsilcisi, ordu şâiri.


  • HEZARFEN AHMED ÇELEBİ’nin Hayatı, Eserleri ve Şahsiyeti

    Lakabı olan ve “bin ilim” anlamına gelen hezârfen’den, pek çok uğraşı olduğunu çıkarabileceğimiz Ahmed Çelebi hakkındaki tek kaynak, Evliya Çelebi’nin meşhûr Seyâhatnâme’sidir ve burada “İbtidâ Okmeydânı minberi üzre yıldız rûzgarı şiddetinde kartal kanatlarıyla sekiz tokuz kere eflâkde pervâz ederek ta’lîm edüp ba’dehu Sultân Murâd Han, Sarâyburnu’nda Sinânpaşa köşkünden temâşâ ederken Galata kulesinin tâ zirve-i a’lâsından Ahmed Çelebi lodos rûzgârıyla uçup Üsküdar’da Doğancılar meydânına düşdüğü müsbettir.


  • YÖK İmamı ha?

    YÖK İmamı ha?

    YÖK hala imamı bulunmamış bir kurumdur, Trabzonlu Eren’in katilini bulmak namus borcuyduysa, YÖK’ün imamını bulmadan kapatmak, Millete ve Demokrasiye bühtadır, yazıktır, günahtır.


  • Üniversite ve zihniyet meselesi

    Üniversite ve zihniyet meselesi

    Bugün dünyanın hemen tüm üniversiteleri bir şekilde Batı üniversite modeli üzerinde şekillenmiş bulunuyor. Batı üniversiteleri ise içinde var oldukları anlam dünyası ve düşünce tarihinin mirası üzerinde şekillenmiştir. Bu yönüyle Batı üniversite modelini takip eden tüm üniversitelerin, varlığın bilgisi ile kurduğu ilişki, Batı düşüncesinin varlık ve evren anlayışı ile aynı doğrultuda gerçekleşiyor.


  • Nefi’nin Hayatı, Şahsiyeti ve Eserleri

    Aslen Erzurum Hasankaleli ve asıl adı Ömer olan şâirin babası, Kırım hanlarının hizmetinde bulunmuştur ve o da şâirdir. Nef’î mahlası kendisine, hâmisi Gelibolulu Mustafa Âlî tarafından verilmiştir. İstanbul’a (I.) Ahmed’in saltanat döneminde gelen, ondan sonraki Genç Osman, (I.) Mustafa ve (IV.) Murad dönemini idrâk eden şâir, asıl şöhretine bu sonuncu Yavuzmeşrep pâdişah zamanında erişmiş ve onun musâhibi olmuştur; öyle ki pâdişah tarafından çok sevildiği gibi, şiir vâdisinde de çok methedilen ve kendi şâirlik değerinin Nef’î’den düşük olduğunu, şiir âleminin sultânı olan Nef’î’nin tâbii olduğunu belirten sultânın himâyesi olmasa, yaşadığı dönemin pek sert dilli heccavı olan Nef’î’nin çok daha önce katledilmesi muhakkaktı.


  • Hezarfen Ahmed Çelebi’nin Hayatı, Şahsiyeti ve Eserleri

    Lakabı olan ve “bin ilim” anlamına gelen hezârfen’den, pek çok uğraşı olduğunu çıkarabileceğimiz Ahmed Çelebi hakkındaki tek kaynak, Evliya Çelebi’nin meşhûr Seyâhatnâme’sidir ve burada “İbtidâ Okmeydânı minberi üzre yıldız rûzgarı şiddetinde kartal kanatlarıyla sekiz tokuz kere eflâkde pervâz ederek ta’lîm edüp ba’dehu Sultân Murâd Han, Sarâyburnu’nda Sinânpaşa köşkünden temâşâ ederken Galata kulesinin tâ zirve-i a’lâsından Ahmed Çelebi lodos rûzgârıyla uçup Üsküdar’da Doğancılar meydânına düşdüğü müsbettir. Ba’dehu Murâd Hân bir kîse altun ihsân edüp Hezârfen Ahmed Çelebi’yi Cezâyir’e nefy-i ebed edüp anda merhûm oldu. Ahmed Çelebi hakkında Murâd Hân, bu âdemden pek havf edecekdir kim her ne murâd edinse elinden gelir, deyü nefy etdi” ifâdeleriyle kayıtlıdır. Okmeydanı’nda tâlimlerini gerçekleştirip Galata Kulesi’nden Üsküdar’daki Doğancılar meydanına kadar olan yaklaşık 3,5 kilometrelik mesâfeyi kendi tasarladığı kanatlarla geçtiği rivâyet edilen bu Türk bilgini, aynı kaynakta yer alan yukarıdaki kayıtlardan anladığımıza göre bu işi başarması sebebiyle evvelâ kendisine bir kese altın ihsân edilip âhiren korkulacak bir kişi olarak görüldüğünden Cezâyir’e sürülmüş ve orada ölmüştür.