" Batı " Kategorisi

  • 3. Havalimanında Gezi benzeri kalkışma ve batı desteği

    3. Havalimanında Gezi benzeri kalkışma ve batı desteği

    Mayıs 2013’deki Soros destekli Gezi kalkışmasının bir benzeri, bu kez de 3. Havalimanı’nda deneniyor. O gün Gezi parkındaki birkaç ağacı bahane edenler, bugün de bitmek üzere olan havalimanında “işçi haklarını” gerekçe gösteriyorlar. O gün aralarında DİSK’ın de yer aldığı ve kendilerine “Taksim Platformu” adını veren ve Türkiye’nin önüne takoz olma görevi verilmiş olan bir grup;






  • 24 Haziran’da neden kim oy verelim?

    24 Haziran’da neden kim oy verelim?

    24 Haziran geldi. Adaylar herkesin malumu. Bazı kimseleri ikna etmek imkânsız, bazılarının ise aklı hâlâ karışık. Basit meseleler yüzünden tercih hatası yapmak üzere olanlar olduğunu bizzat gördüm. Kandil’in adayı Selahattin Demirtaş; CHP’nin adayı Muharrem İnce, İP’in adayı Meral Akşener ve Saadet’in adayı Temel Karamollaoğlu tarafından da sahiplenilmiş durumda.


  • Mitlerinin yörüngesinde ilerleyen Batı siyaseti

    Mitlerinin yörüngesinde ilerleyen Batı siyaseti

    Batı siyasî düşüncesi, ‘devlet’ gerçeğini basit bir organizasyon olarak görmediği için asla kendi mitlerinden kopmadı. Bugün olduğu kadar 100 yıl önce de böyleydi bu. Türkiye ise şu günlerde tarihin yüzlerce yıllık seyri içinde oluşan ‘Türk devlet algısı’nı yeniden hatırlamak durumunda kalıyor. Zira Avrupa, ABD ve Rusya siyaseti, kendi ‘devlet miti’nden asla vazgeçmediğini hiç bu kadar net göstermemişti Türkiye’ye.


  • Takvimler değişir Batı medyası değişmez

    Takvimler değişir Batı medyası değişmez

    Batı medyasının Türkiye merakı son yıllarla sınırlı değil. Türkiye karşıtlığı Sultan Abdülhamid döneminden bu yana Batı’nın değişmeyen parametrelerinden. Bu karşıtlığın içinde, Osmanlı ahalisini vampir gibi göstermek de var, Adnan Menderes’in idamını övmek de Kenan Evren’i alkışlamak da 28 Şubat’a hak vermek de var.


  • Türk Romanında Batılılaşma ve Müzikalite

    Türk Romanında Batılılaşma ve Müzikalite

    Zaman bilinçsizce akıp gidiyor; bazen usul usul akan bir nehir gibi, bazen de etrafı sarsarak yıkıp döken bulanık sel suları gibi. Çekip götürdüklerinin yerine yenilerini getiriyor, gönül mü eğlendiriyor bilmem ama zamanın hızı bizi aynada kendimizden korkar hale getirdi. İşittiğim sesler, sözler, kelimeler; gördüğüm insanlar, davranışlar, hayaller, umutlar, binalar, ağaçlar, ruhuma ram olan toprak kokusu…


  • Piri Reis’in Hayatı, Şahsiyeti ve Eserleri

    Piri Reis’in Hayatı, Şahsiyeti ve Eserleri

    İlk Paşa sancağının merkezi ve Osmanlı denizciliğinde kaptan paşaların tahtı olarak bilinen Gelibolu’da doğan ve buraya Lârende’den göç eden bir âileden gelen Pîrî Reis, eseri Kitâb-ı Bahriye’de de belirttiği gibi (“Birâderzâde-i merhûm Reîs Gâzî Kemal Pîrî Reis bin el-Hac Mehemmed”), bir başka Türk denizcisi olan Kemal Reis’in kardeşi Hacı Mehmed’in oğludur. 1481’den îtibâren yanına yeğenini de alarak Akdeniz’de korsanlık yapan Kemal Reis’le sergüzeştlerine, kaleme aldığı meşhûr Kitâb-ı Bahriye’de, “Birlikte Akdeniz’i gezerek nice din düşmanının bağrını ezdiklerini ve Sultan Bâyezid’in (II) emriyle devlet hizmetine girdiklerini” söylemek sûretiyle değinmiştir.


  • Fuzuli’nin Hayatı, Şahsiyeti ve Eserleri

    Fuzuli’nin Hayatı, Şahsiyeti ve Eserleri

    Kerbelâ doğumlu büyük Türk şâiri. Âşık Paşa Bağdatlı olduğunu söylerken bütün vilâyeti kastetmiş olmalı ki ilâveten “Ol cânibde olan şu’arânun üstâdıdur” demesinden istidlâlen bu anlaşılabilir. Akkoyunlu Türkmenlerinin mensup ol-duğu Bayat boyundandır. Farsça dîvânına yazdığı mukaddimede Türkçe şiirlerinden bahis açarak, Türk zariflerine Türkçe’nin güzel sözleriyle fayda vermenin kendisi için zor olmadığını; zîrâ bunun aslî selîkasına muvâfık düştüğünü belirtmesi ana dilini ortaya koyan güzel bir örnek teşkîl eder.


  • Mimar Sinan’ın Hayatı, Şahsiyeti ve Eserleri

    Mimar Sinan’ın Hayatı, Şahsiyeti ve Eserleri

    Vakfiyesinde ayn-ı âyân-ı mühendisîn , zeyn-i erkân-ı müessisîn , üstâd-ı esâtizeti’z-zemâni , reis-i cehâbizeti’d-devrân , Öklidi’l-asr ve’l-evân , mîmâr-ı sultânî , muallim-i hâkânî olarak vasfedilen Osmanlı – Türk mîmârîsinin büyük üstâdı, ser-mîmârân-ı hassâ Koca Sinan, Kayseri’nin Ağırnas köyünde bir Ortodoks Türk âilesinin çocuğu olarak dünyaya gelmiş, Sultan Selim devrinde devşirilerek Yeniçeri Ocağı’na alınmıştır.


  • Ebussuud Efendi’nin Hayatı, Şahsiyeti ve Eserleri

    Ebussuud Efendi’nin Hayatı, Şahsiyeti ve Eserleri

    Hoca çelebi, allâme-i küll, ikinci Ebû Hanîfe ve hocası Kemâlpaşaoğlu’nun el-muallimü’l-evvel unvanına nisbetle el-muallimü’s-sânî gibi unvanlarla anılan büyük Türk hukukçusu ve devlet adamı Ebûssuûd Efendi İstanbul yakınlarındaki Meteris köyünde doğmuştur. Âilesi İskilipli olan Ebûssuûd’un dedesinin babası, Uluğ Bey’in doğancıbaşısı olan Mehmed Kuşçu’dur ve onun oğulları, biri anne tarafından diğeri baba tarafından Ebûssuûd’un dedesi olan Mustafa İmâdî ve meşhur matematikçi – astronom Ali Kuşçu’dur. Mustafa İmâdî’nin oğlu Yavsı Muhiddin Mehmed, amcası Ali Kuşçu’nun kızı Sultan Hatun’la evlenmiş, bu evlilikten Ebûssuûd doğmuştur.


  • Taşköprülüzade’nin Hayatı, Şahsiyeti ve Eserleri

    Taşköprülüzade’nin Hayatı, Şahsiyeti ve Eserleri

    Bursa doğumlu, aklî ve naklî ilimlerde uzman, ansiklopedist âlim. İlk derslerini, doğduğunda Ankara’da olan ve 12 -13 yaşlarındayken kendisini bu şehre getiren babasından almıştır. Amcasından Arapça dersleri alarak tahsilini sürdüren Taşköprü-lüzâde, 1525 – 1539 yılları arasında Dimetoka, İs-tanbul, Üsküp ve Edirne’de çeşitli medreselerde müderrislik yaptıktan sonra son olarak Sahn-ı Semân müderrisliğine getirilmiş, 1545’te Bursa kadılığına tâyin edilip yaklaşık 10 sene bu görevi deruhte ettikten sonra gözleri görmez hâle gelince bu vazifesini bırakarak kalan ömrünü ders vermek ve eser telif etmekle geçirmiştir.


  • Karacaoğlan’ın Hayatı, Şahsiyeti ve Eserleri

    Karacaoğlan’ın Hayatı, Şahsiyeti ve Eserleri

    Doğduğu yer, yaşadığı dönem, şiirleri ve öldüğü yer konusunda pek çok ihtilâf olan şöhretli Türk halk şâiri. Araştırmacılar genellikle şiirlerine 17. asır cönklerinde rastlandığı için bu asırda yaşamış olabileceğini öne sürmüşlerdir; fakat cönklere şiir kaydedilmesi geleneğinin daha önceki asırlarda pek bulunmaması ve bahsedilen asırda yaygınlık kazanması bu geniş tarihlemenin bir alt terminus (sınır) kabûl edilemeyeceğini düşündürmektedir.


  • Pir Sultan Abdal’ın Hayatı, Şahsiyeti ve Eserleri

    Pir Sultan Abdal’ın Hayatı, Şahsiyeti ve Eserleri

    Alevî – Bektaşî geleneğinin yedi büyük şâirinden biri kabûl edilen Pir Sultan Abdal, “Mağrıptan çıkar görünü görünü / Kimse bilmez evliyanın sırrını / Koca Haydar şâh-ı cihân torunu / Ali nesli güzel imam geliyor” dörtlüğünden anlaşıldığı gibi, Şeyh Haydar’ın torunu ve Şah İsmâil’in oğlu olan Şah Tahmasb’ın zamânında yaşamıştır. Sivas’ın Banaz köyünde doğan ve “İsmim Koca Haydar aslım Yemen’de” mısrâından aslen Yemenli ve isminin Haydar olduğunu anladığımız Pîr Sultan’ın Hz. Peygamber soyundan gelen bir seyyid olduğu da hemen her din ulusunda gördüğümüz gibi söylenegelmiştir.



  • Dış Basın ve Dış Güçler Referandum Sonuçlarını Böyle Değerlendirdiler

    Dış Basın ve Dış Güçler Referandum Sonuçlarını Böyle Değerlendirdiler

    ABD ve Avrupa basını Türkiye’deki anayasa referandum sonuçlarını manipülatif başlıklarla manşetine taşıdı. İngiltere: Independent, “Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, güçleri toplayacak seçimde zafer ilan etti” başlığını manşete taşıdı. The Guardian, ilk sonuçların ardından, ‘Erdoğan gücünü artırdı’ başlığı atarken, anayasadaki değişikliğin 1923’ten bu yana meydana gelen en köklü değişiklik olduğuna dikkat çekildi. BBC, ‘Erdoğan’ın evet cephesi önde’ başlığı atıldı.


  • Kürt’ün Türkiye’den kopma korkusu üzerine

    Kürt’ün Türkiye’den kopma korkusu üzerine

    Muazzam büyüklükteki Mısır, Mağrib dünyası, Körfez, Balkanlar ve Kuzey coğrafyamız bir yana, Osmanlı mebusanının akıllıca bir şekilde üzerine and içtiği (Misak-ı Milli) doğu sınırımızdaki coğrafya, adına Türkiye dediğimiz devletin içine hayati bir şekilde ve dolayımsız nüfuz eden özelliklere sahiptir. Bu direkt ve sıcak, konjonktüre göre çok yıkıcı veya yapıcı nitelikler arz eden etki dolayısı ile emperyalizmin çokça ilgilendiği, çokça mesai harcadığı bir coğrafi, etnik, kültürel hamuleden bahsediyorum. Türkiye’ye dayatılan Batılı siyasal tasarım yazık ki on yıllarca bu muhteşem birikimi bir yük olarak tanımlayan siyaset perspektifiyle yönetti. Lazım olduğunda hoyratça kullandı ama çoğunlukla görmezden gelerek ötekileştirdi, ayrıştırdı. Lakin devleti oluşturan temel unsur olan milletimiz bu derin ilişkiler ve köklerden asla yüz çevirmedi.


  • İslamofobya İttifakı

    İslamofobya İttifakı

    Dünyada sanki bugün bir İslamofobya ittifakı söz konusudur. Rusya’daki son metro patlamasının failinin Kırgız asıllı çıkması mevcut ezbere ve negatif retoriğine dair yeni bir belge ve fiziksel gerçekliğe dair yeni bir alan daha oluşturdu. Küresel düzeyde siyaset yürütebilme kabiliyeti olan, P5+1 düzenini teşkil eden devletlerin düşman ve terör tanımlamalarına bakıldığında bunun tam ortasında İslam öznesiyle şekillenmiş bir terör imgesinin olduğu görülecektir. DAEŞ’in çok milletli teşkil edilmesinin belki de bir sebebi bu noktada herkese burada bir pay çıkmasını sağlamak olabilir.