" Siyaset " Kategorisi

  • Türkler ve Ruslar neden ittifak yapar?

    Türkler ve Ruslar neden ittifak yapar?

    Step ahalisi olma, uçlara savrulan sosyal karakter, dayanışmacı sosyal bünye, güçlü devlet anlayışına sahip olma gibi benzerlikler bir yana bırakılsa bile, en temel benzerlik olarak Asyalı köklere sahip olmakla Batılılaşmak zorunluluğu arasında yaşanan çelişki ve sosyal ızdırap, Türk ve Rus karakterini yakınlaştırır.


  • Aileyi korumak, kadını da erkeği de korumaktır

    Aileyi korumak, kadını da erkeği de korumaktır

    T.C Medeni Kanun’da, nafakanın ‘süresiz’ olarak talep edilebilmesi 1988 yılında düzenlenmiş; mahkemelerin süresiz olarak hükmetmesi gerektiğine ilişkin amir bir hükme de yer verilmemiştir. Buradan hareketle, mahkemelerin tarafların ekonomik ve sosyal durumlarına göre bir süre tayin etmesi pekâlâ mümkündür. Çok kısa süren ve evliliğe adapte olamama gibi basitleştirilen boşanma gerekçelerinde sonuç ise hâkimin kanaatindedir.


  • Futbol fakirlerin balesidir

    Futbol fakirlerin balesidir

    Bütün kirliliğine rağmen futbolda yine de bir gelecek görüyorum. Alacağımız kupalarla toplum olarak mağlubiyet hissinden kurtulup galip olma hissini yaşayabiliriz. Bu olmuyorsa en azından gençleri, tonlarca vakit ve enerji kaybettikleri, gerçek dünyayla bağlarının koptuğu, sahte ve sanal oyunlardansa hakiki bir şölen olan spor oyunlarına çekmenin yolunu bulmamız gerektiği gerçeği aşikar.



  • İbrahim Müteferrika Kimdir, Hayatı, Eserleri ve Şahsiyeti

    1942’den beri Galata Mevlevîhânesi hazîresinde medfun olan ve yaşadığı devirde Basmacı lakabıyla tanınıp Tercüman İbrâhim Efendi olarak anılmış ve târihlerimizde yaygın olan unvânı, dergâh-ı âlî müte-ferrikalığı vazifesinden gelen, Türk matbaasının kurucusu. Günümüzde Romanya’nın Cluj şehri olan, Erdel’in Koloszvar şehrinde dünyaya geldi. Macaris-tan’da matbaacılık alanında çalışmalarıyla bilinen teslîs karşıtı Unitarius mezhebine mensup bir ilâhi-yat öğrencisi iken Katolik Avusturyalıların baskısı karşısında bir hâmi olarak görülen Türklerin dinine diğer Unitarianlarla topluca geçmiş ve Avusturya karşıtı Tökeli İmre’nin isyânı sırasında Türk ordusu-na sığınmış olması ihtimâli yüksektir.


  • Naima Kimdir, Hayatı, Eserleri ve Şahsiyeti

    İlk resmî Osmanlı vak’anüvisi ve târihçi Mustafa Naîm, Halep’te doğmuştur ve burada mukîm bir ye-niçeri âilesine mensuptur. Şöhret bulduğu Naîmâ mahlasını, devlet hizmetine girdikten sonra dîvân kâtipliği sırasında almıştır. Halep’te ilk eğitimini alıp İstanbul’a geldikten sonra girdiği memuriyet, Saray-ı Atîk baltacılığıdır. Bir taraftan Beyazıd Camii’nde derslere devam etmiş, 1686’da ise Dîvân-ı Hümâyun kâtipleri arasına girmiştir. Muhtemelen 1702’den önce kendisine vak’anüvislik görevi verilmiştir.


  • Nabi Kimdir, Hayatı, Eserleri ve Şahsiyeti

    Türk edebiyâtının, 17. asırda yaşamış, asıl adı Yusuf olan ve eserlerinden, ilim yolunun sâliki ünlü bir âile-ye mensup olduğunu öğrendiğimiz Urfa doğumlu büyük şâiri. (IV.) Mehmed’in saltanat döneminde (1648 – 1687) İstanbul’a gelmiş ve Musâhib Bozoklu Mustafa Paşa’nın himâyesiyle dîvân kâtibi olmuş-tur. 1678-79’da hacca giden Nâbî, yolculuğunu Tuhfetü’l Haremeyn adlı eserinde mensur olarak anlatmıştır. Ayrıca Türkçe Dîvân’ının hâricinde, eser-leri arasında, Lehistan’daki Kamaniçe kale şehrinin 1672’deki fethine dâir yazdığı


  • Itri Kimdir, Hayatı, Eserleri ve Şahsiyeti

    Yahya Kemal’in, “Büyük Itrî’ye eskiler derler, /Bizim öz mûsıkîmizin pîri; /O kadar halkı sevkedip yer yer, /O şafak vaktinin cihangîri, /Nice bayramların sabâh erken, /Göğü, top sesleriyle gürlerken, /Söylemiş sal-tanatlı Tekbîr’i” mısrâlarıyla başlayan ve onun Türk mûsıkîsindeki yerini tüm metinlerden güzel ve özlü bir dille terennüm eden şiirinde ifâde ettiği gibi “öz mûskıkîmizin pîri” olan Itrî, sâdece bir hânende ve bestekâr bir mûskıkîşinas


  • VANİ MEHMED EFENDİ Kimdir, Hayatı, Eserleri ve Şahsiyeti

    Van’ın Hoşap kasabasında dünyaya gelmiş olan ve buna nisbetle Vanî veya Hoşâbî olarak anılan tefsir âlimi, vâiz. Osmanlı fikir ve kültür târihinin yetiştir-diği ve 17. asırda Türk milliyetçiliği bayrağını dalga-landıran büyük şahsiyet. İlk eğitimini Van’da almış, Tebriz, Gence ve Karabağ’da tahsilini sürdürdükten sonra Erzurum’a geçmiştir. 1659 Eylülünde Erzurum Beylerbeyi olarak şehre gelen Köprülüzâde Fâzıl Ahmed Paşa’nın beğenisini kazanmış, onun sadrâzam olmasıyla birlikte İstanbul’a dâvet edilerek (IV.) Mehmed’in çevresine dâhil olmuştur.


  • Evliya Çelebi Kimdir, Hayatı, Eserleri ve Şahsiyeti

    Kendisini “seyyâh-ı âlem ve nedîm-i benî-âdem” olarak tanımlayan, millî kültürümüzün en anıtsal eseri olan büyük boyda on ciltlik ve yaklaşık dört bin say-falık seyâhatnâmesiyle sâdece Türk edebiyâtında değil dünyâ seyâhatnâme literatüründe de haklı bir şöhreti bulunan Evliya Çelebi’nin ne yazık ki gerçek adını bilemiyoruz. Ataları Kütahya’daki Zereğen mahallesinde ikâmet edip, fetihten sonra İstanbul’a yerleşmişlerdir.


  • Katip Çelebi’nin Haytı, Eserleri ve Şahsiyeti

    17. asır Osmanlı ilim dünyâsının, çeşitli alanlarda pek çok eser vermiş ansiklopedist bibliyografı. Orhan Şâik Gökyay, ulemâ arasında Kâtip Çelebi, Dîvân-ı Hümâyûn üyeleri arasında Hacı Halîfe adıyla tanın-dığını söyler. Batılı oryantalistler de genellikle Hacı Halîfe adıyla kendisinden bahsetmişlerdir. Kâtip Çelebi 14 yaşında Dîvân-ı Hümâyûn kalemlerinden Anadolu Muhasebeciliği Kalemi’ne girerek hesap kâidelerini, erkam ve siyâkat yazısını öğrendi.


  • Din Diline Dair Çarpıcı Tespitler

    Din Diline Dair Çarpıcı Tespitler

    “Dış dünya da olup biten her şeyin meydana gelmesini sağlayan açık ve anlaşılır bir sebep vardır. Dahası, sebep başka bir sebebe bağlıdır ve bu sebepler zinciri sonunda her şeyin ilk sebebine ulaşır. İlk sebepten maksat ilâhî meşiet ve ihtiyardır. Bu yüzden, peygamberlerin sözlerinde bütün bu aracı sebepler kimi zaman hazfedilir ve fiil doğrudan doğruya Allah’ın meydana getirdiği bir iş olarak, “Bunu Allah yaptı” diye belirtilir…




  • Ortadoğu’da sırada ne var?

    Ortadoğu’da sırada ne var?

    ABD’nin Suriye’den çekilme kararının en çok tedirgin ettiği ülkelerden biri İran. Çünkü İran, krizi yalnızca bir dış politika konusu olarak değil, aynı zamanda bir ulusal güvenlik meselesi olarak değerlendiriyor. Bir yandan Suriye’yi “kaybetmenin” bölgede kendisini daha da yalnızlaştıracağını düşünürken diğer yandan da Suriye’den sonra hedefin kendisi olduğunu söylüyor.


  • Oyun kurucu aktör: Türkiye

    Oyun kurucu aktör: Türkiye

    Alman birinci televizyon kanalı ARD’nin ana haber programı Tagesschau’da çıkan bir haber şöyle başlıyordu, ”Rusya, ABD, İran büyük oyuncular Türkiye ise mülteci alan ülkeydi. Şimdi Türkiye Cumhuriyeti Başkanı Recep Tayyip Erdoğan kilit oyunculardan biri haline geldi.


  • KAYIKÇI KUL MUSTAFA’nın Hayatı, Eserleri ve Şahsiyeti

    Evliya Çelebi’nin Seyâhatnâme’sinde çöğür şâiri olarak zikredilen ve bilhassa (IV.) Murad’ın Bağdat seferi esnâsında şehîd olan Genç Osman adlı bir as-kerin kahramanlığını destanlaştırdığı veya zâten vârolan bir Genç Osman menkıbesini işleyip popüler-leştirdiği Genç Osman Destânı ile şöhret bulan, şiir-leri Yeniçeri ortaları , asker zümreleri ve halk ara-sında; serhat boyları ve levent kahvehâneleri ile bo-zahânelerde dilden dile dolaşan, Türk saz şiirinin önde gelen temsilcisi, ordu şâiri.



  • Bu huyundan vazgeç ey Ankara!

    Bu huyundan vazgeç ey Ankara!

    Son günlerde meşhur adıyla “İstanbul Sözleşmesi”, resmi adıyla “Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi”nin dayatmaları gündemde… Görünüşte son derece masum olan bu sözleşme, 11.05.2011’de İstanbul’da imza altına alınıyor. Konsey üyesi ülkeler konuyu gündemlerine bile almazken, Türkiye 12.03.2012’de apar topar onaylayarak ‘ilk kabul eden ülke’ unvanını alıyor. Daha tüm taraf ülkeler onaylamayı tamamlamazken, Türkiye onayın hemen ardından yaptığı düzenlemelerle ülke tarihinde görülmemiş bir tartışma, kargaşa ve cinayetler zincirinin içine düşer.


  • Fransızlar Paris’i fethediyor: Fransız kültürünün kozmopolitizmle savaşı

    Fransızlar Paris’i fethediyor: Fransız kültürünün kozmopolitizmle savaşı

    Kozmopolitizmin kalesi Paris’i kurtarmaya gelen taşralıların protestolar için kentin turistik bölgelerini seçmeleri onların Paris’in temsil ettiklerine yabancılığını imlemektedir. İsyankârların diğer kısmını ise eşitlikçi aşırı sol oluşturmaktadır. Konformist kozmopolit sol ise Saint-Germen kafelerinde isyanın gericiliğini ve evrensel değerlere aykırılığını tartışmaktadır.