" Felsefe " Kategorisi

  • Türkler ve Ruslar neden ittifak yapar?

    Türkler ve Ruslar neden ittifak yapar?

    Step ahalisi olma, uçlara savrulan sosyal karakter, dayanışmacı sosyal bünye, güçlü devlet anlayışına sahip olma gibi benzerlikler bir yana bırakılsa bile, en temel benzerlik olarak Asyalı köklere sahip olmakla Batılılaşmak zorunluluğu arasında yaşanan çelişki ve sosyal ızdırap, Türk ve Rus karakterini yakınlaştırır.


  • Aileyi korumak, kadını da erkeği de korumaktır

    Aileyi korumak, kadını da erkeği de korumaktır

    T.C Medeni Kanun’da, nafakanın ‘süresiz’ olarak talep edilebilmesi 1988 yılında düzenlenmiş; mahkemelerin süresiz olarak hükmetmesi gerektiğine ilişkin amir bir hükme de yer verilmemiştir. Buradan hareketle, mahkemelerin tarafların ekonomik ve sosyal durumlarına göre bir süre tayin etmesi pekâlâ mümkündür. Çok kısa süren ve evliliğe adapte olamama gibi basitleştirilen boşanma gerekçelerinde sonuç ise hâkimin kanaatindedir.


  • Tarz-ı hayatı, ilm-i siyasetiyle Darwin

    Tarz-ı hayatı, ilm-i siyasetiyle Darwin

    Evrim teorisi, vakti gelmiş bir fikirdi. Darwin olmasa Wallace, o olmasa bir başkası bu teoriyi çerçeveleyecekti zaten. Çünkü pozitivist-materyalist asrın aktığı mecra bunu gerektiriyordu. Evrim, bilimsel bir keşfin fevkinde, kapitalizm ve emperyalizm için varoluşsaldı.


  • Futbol fakirlerin balesidir

    Futbol fakirlerin balesidir

    Bütün kirliliğine rağmen futbolda yine de bir gelecek görüyorum. Alacağımız kupalarla toplum olarak mağlubiyet hissinden kurtulup galip olma hissini yaşayabiliriz. Bu olmuyorsa en azından gençleri, tonlarca vakit ve enerji kaybettikleri, gerçek dünyayla bağlarının koptuğu, sahte ve sanal oyunlardansa hakiki bir şölen olan spor oyunlarına çekmenin yolunu bulmamız gerektiği gerçeği aşikar.


  • Ramazan Tembihnâmeleri

    Ramazan Tembihnâmeleri

    Ramazan ayının teşrifi Müslüman toplum ve mümin gönüllerde tarih boyunca büyük bir heycan ve sevinç ile beklenmekte ve karşılanmıştır. Öyle ki oruç ibadetinin farz kılınması ile birlikte bu İbrahimi gelenek, Hz Peygamber ve sahabenin şahsında başta olmak üzere tüm müslümanların en sevdiği ve teşrifini dört gözle beklediği bir ay olmuştur. Müslüman bireyler ve aileler Ramazan ayının gelişini kendilerine has hazırlıklar ile beklemekte ve bu ayın imani boyutta verimli geçmesi için azami gayret sarfedilmiştir.



  • Naima Kimdir, Hayatı, Eserleri ve Şahsiyeti

    İlk resmî Osmanlı vak’anüvisi ve târihçi Mustafa Naîm, Halep’te doğmuştur ve burada mukîm bir ye-niçeri âilesine mensuptur. Şöhret bulduğu Naîmâ mahlasını, devlet hizmetine girdikten sonra dîvân kâtipliği sırasında almıştır. Halep’te ilk eğitimini alıp İstanbul’a geldikten sonra girdiği memuriyet, Saray-ı Atîk baltacılığıdır. Bir taraftan Beyazıd Camii’nde derslere devam etmiş, 1686’da ise Dîvân-ı Hümâyun kâtipleri arasına girmiştir. Muhtemelen 1702’den önce kendisine vak’anüvislik görevi verilmiştir.


  • Nabi Kimdir, Hayatı, Eserleri ve Şahsiyeti

    Türk edebiyâtının, 17. asırda yaşamış, asıl adı Yusuf olan ve eserlerinden, ilim yolunun sâliki ünlü bir âile-ye mensup olduğunu öğrendiğimiz Urfa doğumlu büyük şâiri. (IV.) Mehmed’in saltanat döneminde (1648 – 1687) İstanbul’a gelmiş ve Musâhib Bozoklu Mustafa Paşa’nın himâyesiyle dîvân kâtibi olmuş-tur. 1678-79’da hacca giden Nâbî, yolculuğunu Tuhfetü’l Haremeyn adlı eserinde mensur olarak anlatmıştır. Ayrıca Türkçe Dîvân’ının hâricinde, eser-leri arasında, Lehistan’daki Kamaniçe kale şehrinin 1672’deki fethine dâir yazdığı


  • MÜNECCİMBAŞI AHMED DEDE Kimdir, Hayatı, Eserleri ve Şahsiyeti

    Âilesi Konya Ereğlili olmakla birlikte, muhâcir olarak Rumeli’ye gelmişler ve Ahmed Dede bu vesileyle Selanik’te doğmuştur. İlme düşkünlüğü dolayısıyla burada Mevlevî tarîkatine girip hem tarîkat âdâbını öğrenmiş hem Selanik müftüsünden tefsir ve fıkıh dersleri almıştır. 1654’te İstanbul’a gelip burada da Galata ve Kasımpaşa mevlevihânelerinde eğitim al-mış, 1668’de ise saraya müneccimbaşı ve ondan birkaç sene sonra da pâdişâha musâhib olmuştur.


  • Itri Kimdir, Hayatı, Eserleri ve Şahsiyeti

    Yahya Kemal’in, “Büyük Itrî’ye eskiler derler, /Bizim öz mûsıkîmizin pîri; /O kadar halkı sevkedip yer yer, /O şafak vaktinin cihangîri, /Nice bayramların sabâh erken, /Göğü, top sesleriyle gürlerken, /Söylemiş sal-tanatlı Tekbîr’i” mısrâlarıyla başlayan ve onun Türk mûsıkîsindeki yerini tüm metinlerden güzel ve özlü bir dille terennüm eden şiirinde ifâde ettiği gibi “öz mûskıkîmizin pîri” olan Itrî, sâdece bir hânende ve bestekâr bir mûskıkîşinas


  • VANİ MEHMED EFENDİ Kimdir, Hayatı, Eserleri ve Şahsiyeti

    Van’ın Hoşap kasabasında dünyaya gelmiş olan ve buna nisbetle Vanî veya Hoşâbî olarak anılan tefsir âlimi, vâiz. Osmanlı fikir ve kültür târihinin yetiştir-diği ve 17. asırda Türk milliyetçiliği bayrağını dalga-landıran büyük şahsiyet. İlk eğitimini Van’da almış, Tebriz, Gence ve Karabağ’da tahsilini sürdürdükten sonra Erzurum’a geçmiştir. 1659 Eylülünde Erzurum Beylerbeyi olarak şehre gelen Köprülüzâde Fâzıl Ahmed Paşa’nın beğenisini kazanmış, onun sadrâzam olmasıyla birlikte İstanbul’a dâvet edilerek (IV.) Mehmed’in çevresine dâhil olmuştur.


  • Evliya Çelebi Kimdir, Hayatı, Eserleri ve Şahsiyeti

    Kendisini “seyyâh-ı âlem ve nedîm-i benî-âdem” olarak tanımlayan, millî kültürümüzün en anıtsal eseri olan büyük boyda on ciltlik ve yaklaşık dört bin say-falık seyâhatnâmesiyle sâdece Türk edebiyâtında değil dünyâ seyâhatnâme literatüründe de haklı bir şöhreti bulunan Evliya Çelebi’nin ne yazık ki gerçek adını bilemiyoruz. Ataları Kütahya’daki Zereğen mahallesinde ikâmet edip, fetihten sonra İstanbul’a yerleşmişlerdir.


  • Katip Çelebi’nin Haytı, Eserleri ve Şahsiyeti

    17. asır Osmanlı ilim dünyâsının, çeşitli alanlarda pek çok eser vermiş ansiklopedist bibliyografı. Orhan Şâik Gökyay, ulemâ arasında Kâtip Çelebi, Dîvân-ı Hümâyûn üyeleri arasında Hacı Halîfe adıyla tanın-dığını söyler. Batılı oryantalistler de genellikle Hacı Halîfe adıyla kendisinden bahsetmişlerdir. Kâtip Çelebi 14 yaşında Dîvân-ı Hümâyûn kalemlerinden Anadolu Muhasebeciliği Kalemi’ne girerek hesap kâidelerini, erkam ve siyâkat yazısını öğrendi.


  • Din Diline Dair Çarpıcı Tespitler

    Din Diline Dair Çarpıcı Tespitler

    “Dış dünya da olup biten her şeyin meydana gelmesini sağlayan açık ve anlaşılır bir sebep vardır. Dahası, sebep başka bir sebebe bağlıdır ve bu sebepler zinciri sonunda her şeyin ilk sebebine ulaşır. İlk sebepten maksat ilâhî meşiet ve ihtiyardır. Bu yüzden, peygamberlerin sözlerinde bütün bu aracı sebepler kimi zaman hazfedilir ve fiil doğrudan doğruya Allah’ın meydana getirdiği bir iş olarak, “Bunu Allah yaptı” diye belirtilir…



  • Hayata Dair…

    Hayata Dair…

    Derler ki ilahi adalet en mükemmel şekliyle kıyamet ve hesap günü tecelli edecektir. Amenna, kesinlikle doğrudur. Ama aynı adalet bu dünyada da er ya da geç yerini bulur. Samimi ve sağlam imandan hasıl olan basiret ve feraset nurundan nasipsiz kimseler ihanet, hıyanet, alçaklık, fırıldaklık gibi bilumum kötülükleri işleyen insanımsıların bütün bu yaptıklarının yanlarına kâr kalacağını zannederler; hâlbuki vakıa hiç de onların zannettikleri gibi tecelli etmez.


  • Çocukta Dinî Duygu ve Gelişimi

    Çocukta Dinî Duygu ve Gelişimi

    Yeryüzünde insanın bulunduğu her zamanda ve mekânda din var olmuştur. İnsan, bağlanma ihtiyacı olan, aynı zamanda belirli durumlar karşısında gücü yetmeyen, aciz bir varlıktır. İnsanda bulunan bu ihtiyaç ve hâl, onu çeşitli üstün güç arayışlarına yöneltmiştir. Bu da bize gösteriyor ki inanç bir ihtiyaç olarak hep vardır ve var olmaya devam edecektir.


  • Aliya ve İslam düşüncesinin yüzleşmesi gereken sorunlar

    Aliya ve İslam düşüncesinin yüzleşmesi gereken sorunlar

    Aliya ve İslam düşüncesinin yüzleşmesi gereken sorunlar
    ‘Doğu Batı Arasında Ahlak’, temelde Aliya İzzetbegoviç’in Doğu Batı Arasında İslam kitabının ahlak felsefesini ilgilendiren kısımlarının kapsamlı bir yorumlaması. Hasan Hüseyin Bircan kitabında, çağdaş İslam düşüncesinin de bugüne kadar yüzleşmek zorunda kaldığı problemleri İzzetbegoviç’in düşünceleri dolayısıyla yeniden ele alıyor.


  • Kölelik ve Osmanlı’daki tarihsel kökleri

    Kölelik ve Osmanlı’daki tarihsel kökleri

    Karlofça Anlaşmasıyla birlikte Osmanlı’daki savaş esirleri uygulamalarının aldığı yeni şekli çözümlemelerine konu edinen Fatma Sel Turhan’ın çalışması, Türkiye’nin gerek siyasal modernleşmesinin gerekse toplumsal yenilenmesinin tarihsel kökleri üzerindeki uluslararası etkilere dair birçok ipucuna ulaşmamızı mümkün kılıyor.


  • Gök medeniyeti Göbeklitepe

    Gök medeniyeti Göbeklitepe

    Göbeklitepe kazılarından, insanların bundan 12 bin yıl önce gök hesapları yaptıklarını ve bunları simgelere indirgeyerek üç boyutlu metinler/mekanlar oluşturduklarını anlıyoruz. Bunları Göbeklitepe insanları mı oluşturdu yoksa daha eski başka insanlardan mı ödünç aldılar? Bu simgeselleştirmenin başlangıcını ne kadar eskiye götürülebiliriz? Bunlar heyecan verici sorular.