" siyaset " Kategorisi

  • Başkanlık Kabinesi

    Başkanlık Kabinesi

    Oryantalizm dünyalıları idare edebilmek için Siyah demiş, Beyaz demiş, Hindu demiş, Sih demiş, Sarı Benizli demiş, Kızılderili demiş, Tutsi demiş, Sisi? demiş; illaki ikilik çıkarıp zayıflatıp; zafiyetten istifade etmek için metod geliştirmiş. Referandumlar, seçimler ideal ayrışma hatları çizerler. Profesyonel particiler bu hataları keskinleştirir, ötekileştirir ve yandaşlarıyla karşı taraf arasına görünmeyen fikri duvarlar örerler. Siyasete tefrika girdiyse bir daha iflah olmaz bir mankurtlaşma başlatılmış sizde oyunun bir parçası olmuşsunuz demektir. Tevhid teklik bizim, ikilik ve teslis onların referans sistemlerini oluşturur.


  • İslam siyaset düşüncesini nasıl okumalıyız?

    İslam siyaset düşüncesini nasıl okumalıyız?

    İslam’ın ilkelerine ve ideallerine en fazla yaklaşan model, sahih olana en yakın olan modeldir. Bu da şu demektir: Her önerdiğiniz ve ortaya koyduğunuz sistem formülasyonlarının her zaman mutlaka daha iyisi vardır, hiçbir modeli mutlaklaştırmayın ve siz her zaman daha iyi olanı inşa etmenin peşinden koşun.


  • Çocuk tecavüzlerinde FETÖ parmağı mı var?

    Çocuk tecavüzlerinde FETÖ parmağı mı var?

    Ülke çapında art arda can sıkıcı taciz, kayıp, insan ve hayvan cinayet haberleri geliyor. Medya ise işi gücü bırakmış ne kadarı gerçek, ne kadarı masa başı olduğu bilinmeyen haberler aktarıyor. Millet tedirgin ve tepkili. İdam isteyenler, haberlere tepki gösterenler giderek artıyor.



  • Siyaset değişken vatanseverlik kalıcıdır

    Siyaset değişken vatanseverlik kalıcıdır

    24 Haziran seçimleriyle iktidara kimin geleceğinden çok kimin gideceğine odaklanmış muhalefet anlayışının söz konusu olduğu bir vasatta Erdoğan’ın seçimi kazanma ihtimaline karşılık Parlamentoda AK Parti’nin çoğunluğu elde etmemesi gerektiği anlayışından hareket edilmesi, HDP’nin yeniden nezihleştirilmesi arayışını da beraberinde getirmiş gözüküyor.


  • CANLI – 24 Haziran Seçim Sonuçları – Cumhurbaşkanlığı Seçim Sonuçları 2018 AKP, MHP, CHP, İYİ PARTİ, SAADET PARTİSİ , HDP

    Türkiye’de Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimleri 5 yılda bir yapılır. 600 üyelik Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) üye seçmek için nisbi temsili sistem ile adaylar arasından belirlenir. TBMM’ye milletvekili göndermek ve orada bir sandalye almak için seçime giren parti; Türkiye genelinde yüzde 10 barajını geçmelidir. Aynı zamanda kendi bölgesinde geçmesi gereken belirli bir yüzde de vardır. Türkiye’de yerel yönetimlerin seçim süresi beş yıldır. Her beş yılda bir Büyükşehir Belediyeleri, İl ve İlçe belediyeleri başkanları ile mahalle muhtarları, parti ve bağımsız adayları arasından belirlenir. Ayrıca İl ve İlçelerdeki Belediye Meclis üyeleri de seçimle belirlenirken, Büyükşehir Belediyelerinde İl genel meclisi partilerin aldığı oy oranlarına göre şekilleniyor.





  • Erdoğan ve Armageddon

    Erdoğan ve Armageddon

    GÜLEN’in iade edilmesini talep eden Christian Post yazısı nedeniyle o âleme mecburen konsantre olmak zorunda kaldığımdan, sosyal ve siyasi açıdan fokur fokur Türkiye aleyhtarlığının kaynadığı o dünyada ne kadar saçma ve korkunç söylemler bulunduğunu da gördüm.



  • Bir Krizin Anatomisi: İran

    Bir Krizin Anatomisi: İran

    İran da son bir haftadır benzerine daha önce Ortadoğu’da “Arap Baharı”, Türkiye’de ise “Gezi Parkı” olarak rastladığımız ülke içi ve dışı siyasi, sosyal ve ekonomik boyutları olan kitleler eylemler ile çalkalanmaktadır. Özellikle son iki gündür kanlı bir şekle de bürünen bu eylemler İran’ın devlet geleneği ve siyasi hayatı açısından büyük bir tehlike oluşturmaktadır.


  • Kemalpaşaoğlu’nun Hayatı, Şahsiyeti ve Eserleri

    Kemalpaşaoğlu’nun Hayatı, Şahsiyeti ve Eserleri

    Dedesi olan Fâtih çağı bey ve bilgini Tokatlı Kemâl Paşa dolayısıyla Kemâlpaşazâde, Kemalpaşaoğlu veya İbn Kemâl olarak anılan büyük Osmanlı şeyhülislâmı, âlim, târihçi ve şâir. Amasya sanca-ğında şehzâde Bâyezid’in nişancı ve lalası olan babası Süleyman Bey, bu sancağın askerleriyle İstanbul’un fethinde bulunmuş tımarlı bir sancak beyidir. Bu âileden geldiği için kariyerinin başında kendisi de asker olan Kemâlpaşaoğlu hicrî 897’de (1491-92) Filibe’deki bir toplantıda müftü Molla Lûtfî’nin protokolde meşhur akıncı kumandanlarının üstünde yer aldığını görünce kalemin kılıçtan daha fazla îtibârı olduğuna kanaat getirip, askeriye sınıfından ayrılarak ilmiye sınıfına geçmiştir. Klâsik öğreniminden sonra Edirne’de, Üsküp’te, İstanbul’daki Sahn-ı Semân Medreseleri’nde müderrislik yapan âlimin asıl şöhreti, büyük asker-pâdişah Yavuz Sultan Selim’in İran üzerine yürürken istediği fetvâları hazırlamasıyla gelmiştir. Bundan sonra Edirne kadılığı ve Anadolu kazaskerliği görevlerini ssırasıyla yürüten Kemâlpaşaoğlu, Yavuz Sultan Selim’in Mısır seferinde de bulunmuştur.


  • TRT’de Kimlik Sorunu

    TRT’de Kimlik Sorunu

    1964 tarihinde ilk önce radyo olarak yayın hayatına başlayan TRT, 1968’de ise bünyesine Televizyon yayıncılığını da ekleyerek yayın yelpâzesini genişletmiştir. TRT kuruluşundan bugüne kadar birçok tarihi olaya tanıklık etmiş, bilhassa darbe konuşmaları TRT’den yapılmış, Türk iç ve dış siyasetini yönlendiren son gelişmeler buradan halka duyurulmuştur. Türk devletinin televizyonu olması dolayısı ile de bir çok zaman mevcut siyasetin propaganda aracı olarak kullanılmış, politikada meydana gelen çalkantılardan TRT de bir çok zaman etkilenmiştir.


  • 27 Mayıs Siyaset tanziminin sosyolojisi

    27 Mayıs Siyaset tanziminin sosyolojisi

    27 Mayıs sonrasındaki 55 yıl boyunca Cumhuriyet, hayatiyetini, Türkçülük, İslamcılık, Kürtçülük ve sosyalizm akımlarının çatışmalarının belirlediği bir dünyada devam ettirir. İşte Kemalizm’in 60 sonrası varlık zemini-iklimi budur.


  • Hamas’ın yeni siyaset belgesinin perde arkası

    Hamas’ın yeni siyaset belgesinin perde arkası

    Geçen günlerde Hamas’ın açıkladığı yeni siyaset belgesi, Filistin sorununu ve tarafların pozisyonlarını tekrar konuşmamıza ve tartışmamıza vesile oluyor. Gelinen nokta itibariyle Hamas, kuruluş bildirgesindeki radikal pozisyonunu yumuşatıyor ve tabiri caizse İsrail ile olası bir barışa kapı aralıyor. Uzunca bir zamandır dile getirdiğimiz üzere, Filistin sorununda yapılan temel hatalardan da biri olarak, soruna muhatap tarafların her birini bir şekilde masaya çekmeden yapılacak anlaşmaların beyhudeliği ortaya çıkmış ve Hamas da yeniden şekillenen bölgesel düzeni doğru okuyarak kendisine masada bir yer açmak için ihtiyaç duyduğu asgari meşruiyeti kazanmış görünüyor. Hamas’ın yeni açıkladığı siyasi vizyon belgesini satır satır incelemenin, hem bu yazıya ayrılacak mütevazi alan hem de müellifinin salt olayları aktarmakla mükellef bir muhabir/vakanüvis olmadığı düşünüldüğünde gereksiz olduğu kanaatindeyim. Fakat elbette ki böylesi bir dönüşümün anlatmak istediği bir rezervi söz konusudur.


  • 16 Nisan Referandum Sonuçları Üzerine Bir Analiz

    16 Nisan Referandum Sonuçları Üzerine Bir Analiz

    “16 Nisan” Türkiye Cumhuriyeti tarihinde en önemli dönüm ve kırılma noktalarından birisi olarak tarihî kayıtlara geçmiştir. Mevcut küresel sistemin yarattığı siyâset, 15 Temmuz’da tecrübe ettiğimiz “hain darbe kalkışması” ve mevcut iç ve dış siyâsetin neticesinde doğan referandum, çok az bir farkla “evet” lehine sonuçlandı. Sandıktan çıkan sonuç ve referandumun gösterdikleri oldukça mânidar ve önemlidir. Sandıktan çıkan bu sonuç Türk siyâsetinin, zaman içerisinde sonucunu göreceğimiz olumlu ve olumsuz bir çok şeye gebe olduğunun bir göstergesidir. Başta çıkan sonuç evet olduğu için öncelikli olarak “evet” ile vââd edilen “anayasa değişkiliği” Türk iç ve dış siyasetinde yenilikler ve değişiklikler getireceği gibi bunun dışında da referandum sonuçları siyasi partiler açısından da bir çok değişikliği getirecektir


  • Kürt’ün Türkiye’den kopma korkusu üzerine

    Kürt’ün Türkiye’den kopma korkusu üzerine

    Muazzam büyüklükteki Mısır, Mağrib dünyası, Körfez, Balkanlar ve Kuzey coğrafyamız bir yana, Osmanlı mebusanının akıllıca bir şekilde üzerine and içtiği (Misak-ı Milli) doğu sınırımızdaki coğrafya, adına Türkiye dediğimiz devletin içine hayati bir şekilde ve dolayımsız nüfuz eden özelliklere sahiptir. Bu direkt ve sıcak, konjonktüre göre çok yıkıcı veya yapıcı nitelikler arz eden etki dolayısı ile emperyalizmin çokça ilgilendiği, çokça mesai harcadığı bir coğrafi, etnik, kültürel hamuleden bahsediyorum. Türkiye’ye dayatılan Batılı siyasal tasarım yazık ki on yıllarca bu muhteşem birikimi bir yük olarak tanımlayan siyaset perspektifiyle yönetti. Lazım olduğunda hoyratça kullandı ama çoğunlukla görmezden gelerek ötekileştirdi, ayrıştırdı. Lakin devleti oluşturan temel unsur olan milletimiz bu derin ilişkiler ve köklerden asla yüz çevirmedi.


  • 16 Nisan’ın hikâyesi

    16 Nisan’ın hikâyesi

    Türkiye’nin bu referandumunun tabiri caizse üç şeritli yol gibi “can cana” yürüyen bir hikâyesi var. Birincisi; Türkiye ekonomisinin/kapitalizminin Batı emperyalizmine “şube” (işbirlikçi/komprador) olmaktan çıkıp kendi merkezi (yerli/milli) olması şerididir. Bu “şerit” Türkiye’nin siyasal sistemini askeri vesayetten kurtulmaya mecbur ve mahkum kılmaktadır. İstanbul-İzmit hattı “montaj” burjuvazisinin Kayseri-Konya-Antep “sathı” milli burjuvazisine daha fazla direnememesi, bilgi ve iletişimin “ana sermaye” olduğu küresel kapitalizm koşullarının zarurî neticesidir.


  • İblisî Düzenin Başındaki Yaratık ve Yeni Türkiye

    İblisî Düzenin Başındaki Yaratık ve Yeni Türkiye

    Adına ‘küresel baronlar’ denilen çoğunluğu Alman kökenli Yahudilerden oluşan bir çete var. Bunların bir bölümü koyu satanist, bir bölümü ise liberal ateist. Merkezi Paris olan 300’ler meclisi, 250 kadarı Yahudi servet sahibinden oluşuyor. Geri kalanı ise bunların emrindeki siyasetçi, diplomatlar vs. Bunların yapıları konusunda farklı bilgiler olmakla beraber, azalan sayıda alt grupları da var. Nihayetinde bu kan emici çete 4 kişiye kadar iniyor. Masonların yayınladığı ‘Mimar Sinan Dergisi’nin 1950’lerdeki sayılarında yer alan bilgiye göre en tepede 4 yaratık var.