" Kültür " Kategorisi

  • 16 Nisan’dan 24 Haziran’a yeni politik kültür

    16 Nisan’dan 24 Haziran’a yeni politik kültür

    24 Haziran’a giden süreç ve sonrasında ortaya çıkan politik şekillenmeler iki kutuplu siyasal yapılanmanın önünü açacaktır. Bu anlamda da 27 Mayıs’la açılan parantezin kapanacağı ve CHP’nin klasik siyaset anlayışında görüldüğü şekliyle siyasetin belirli değerlere sadakat ya da sadakatsizliği değil, toplumun ihtiyaçlarını merkeze almak zorunda kalacağı söylenebilir.


  • Noraliya.com yayın hayatına başladı

    Noraliya.com yayın hayatına başladı

    Başta kadınlar olmak üzere, sağlık, moda, anne ve çocuk, kültür ve sanat ve mutfak gibi konularda özgün ve kalieli bir sosyal paylaşım platformu olarak noraliya.com yayın hayatına merhaba dedi. Uzman editör kadrosu ile internette alanında yeni bir habercilik anlayışı sunmayı hedefleyen noraliya.com sosyal medyada kadınlar ile ilgili bir çok kirli yayınlara karşı özgün ve kaliteli bir yayın ilkesi ile var olacağını ifade ediyor. 


  • Kültür endüstrisine karşı lümpenizm

    Kültür endüstrisine karşı lümpenizm

    Türkiye’de yerleşik kültür anlayışının, organizasyonlarının, küresel kültür tesirinin kırılması için büyük siyasal dönüşümlere yatkın yeni bir güzideler sınıfının teşekkül etmesi gerekir. Kültür endüstrisinin belli başlı sahalarına girmedikçe kültür kapışması yapılamaz.


  • Piri Reis’in Hayatı, Şahsiyeti ve Eserleri

    Piri Reis’in Hayatı, Şahsiyeti ve Eserleri

    İlk Paşa sancağının merkezi ve Osmanlı denizciliğinde kaptan paşaların tahtı olarak bilinen Gelibolu’da doğan ve buraya Lârende’den göç eden bir âileden gelen Pîrî Reis, eseri Kitâb-ı Bahriye’de de belirttiği gibi (“Birâderzâde-i merhûm Reîs Gâzî Kemal Pîrî Reis bin el-Hac Mehemmed”), bir başka Türk denizcisi olan Kemal Reis’in kardeşi Hacı Mehmed’in oğludur. 1481’den îtibâren yanına yeğenini de alarak Akdeniz’de korsanlık yapan Kemal Reis’le sergüzeştlerine, kaleme aldığı meşhûr Kitâb-ı Bahriye’de, “Birlikte Akdeniz’i gezerek nice din düşmanının bağrını ezdiklerini ve Sultan Bâyezid’in (II) emriyle devlet hizmetine girdiklerini” söylemek sûretiyle değinmiştir.


  • Fuzuli’nin Hayatı, Şahsiyeti ve Eserleri

    Fuzuli’nin Hayatı, Şahsiyeti ve Eserleri

    Kerbelâ doğumlu büyük Türk şâiri. Âşık Paşa Bağdatlı olduğunu söylerken bütün vilâyeti kastetmiş olmalı ki ilâveten “Ol cânibde olan şu’arânun üstâdıdur” demesinden istidlâlen bu anlaşılabilir. Akkoyunlu Türkmenlerinin mensup ol-duğu Bayat boyundandır. Farsça dîvânına yazdığı mukaddimede Türkçe şiirlerinden bahis açarak, Türk zariflerine Türkçe’nin güzel sözleriyle fayda vermenin kendisi için zor olmadığını; zîrâ bunun aslî selîkasına muvâfık düştüğünü belirtmesi ana dilini ortaya koyan güzel bir örnek teşkîl eder.


  • Mimar Sinan’ın Hayatı, Şahsiyeti ve Eserleri

    Mimar Sinan’ın Hayatı, Şahsiyeti ve Eserleri

    Vakfiyesinde ayn-ı âyân-ı mühendisîn , zeyn-i erkân-ı müessisîn , üstâd-ı esâtizeti’z-zemâni , reis-i cehâbizeti’d-devrân , Öklidi’l-asr ve’l-evân , mîmâr-ı sultânî , muallim-i hâkânî olarak vasfedilen Osmanlı – Türk mîmârîsinin büyük üstâdı, ser-mîmârân-ı hassâ Koca Sinan, Kayseri’nin Ağırnas köyünde bir Ortodoks Türk âilesinin çocuğu olarak dünyaya gelmiş, Sultan Selim devrinde devşirilerek Yeniçeri Ocağı’na alınmıştır.


  • Ebussuud Efendi’nin Hayatı, Şahsiyeti ve Eserleri

    Ebussuud Efendi’nin Hayatı, Şahsiyeti ve Eserleri

    Hoca çelebi, allâme-i küll, ikinci Ebû Hanîfe ve hocası Kemâlpaşaoğlu’nun el-muallimü’l-evvel unvanına nisbetle el-muallimü’s-sânî gibi unvanlarla anılan büyük Türk hukukçusu ve devlet adamı Ebûssuûd Efendi İstanbul yakınlarındaki Meteris köyünde doğmuştur. Âilesi İskilipli olan Ebûssuûd’un dedesinin babası, Uluğ Bey’in doğancıbaşısı olan Mehmed Kuşçu’dur ve onun oğulları, biri anne tarafından diğeri baba tarafından Ebûssuûd’un dedesi olan Mustafa İmâdî ve meşhur matematikçi – astronom Ali Kuşçu’dur. Mustafa İmâdî’nin oğlu Yavsı Muhiddin Mehmed, amcası Ali Kuşçu’nun kızı Sultan Hatun’la evlenmiş, bu evlilikten Ebûssuûd doğmuştur.


  • Taşköprülüzade’nin Hayatı, Şahsiyeti ve Eserleri

    Taşköprülüzade’nin Hayatı, Şahsiyeti ve Eserleri

    Bursa doğumlu, aklî ve naklî ilimlerde uzman, ansiklopedist âlim. İlk derslerini, doğduğunda Ankara’da olan ve 12 -13 yaşlarındayken kendisini bu şehre getiren babasından almıştır. Amcasından Arapça dersleri alarak tahsilini sürdüren Taşköprü-lüzâde, 1525 – 1539 yılları arasında Dimetoka, İs-tanbul, Üsküp ve Edirne’de çeşitli medreselerde müderrislik yaptıktan sonra son olarak Sahn-ı Semân müderrisliğine getirilmiş, 1545’te Bursa kadılığına tâyin edilip yaklaşık 10 sene bu görevi deruhte ettikten sonra gözleri görmez hâle gelince bu vazifesini bırakarak kalan ömrünü ders vermek ve eser telif etmekle geçirmiştir.


  • Karacaoğlan’ın Hayatı, Şahsiyeti ve Eserleri

    Karacaoğlan’ın Hayatı, Şahsiyeti ve Eserleri

    Doğduğu yer, yaşadığı dönem, şiirleri ve öldüğü yer konusunda pek çok ihtilâf olan şöhretli Türk halk şâiri. Araştırmacılar genellikle şiirlerine 17. asır cönklerinde rastlandığı için bu asırda yaşamış olabileceğini öne sürmüşlerdir; fakat cönklere şiir kaydedilmesi geleneğinin daha önceki asırlarda pek bulunmaması ve bahsedilen asırda yaygınlık kazanması bu geniş tarihlemenin bir alt terminus (sınır) kabûl edilemeyeceğini düşündürmektedir.


  • Pir Sultan Abdal’ın Hayatı, Şahsiyeti ve Eserleri

    Pir Sultan Abdal’ın Hayatı, Şahsiyeti ve Eserleri

    Alevî – Bektaşî geleneğinin yedi büyük şâirinden biri kabûl edilen Pir Sultan Abdal, “Mağrıptan çıkar görünü görünü / Kimse bilmez evliyanın sırrını / Koca Haydar şâh-ı cihân torunu / Ali nesli güzel imam geliyor” dörtlüğünden anlaşıldığı gibi, Şeyh Haydar’ın torunu ve Şah İsmâil’in oğlu olan Şah Tahmasb’ın zamânında yaşamıştır. Sivas’ın Banaz köyünde doğan ve “İsmim Koca Haydar aslım Yemen’de” mısrâından aslen Yemenli ve isminin Haydar olduğunu anladığımız Pîr Sultan’ın Hz. Peygamber soyundan gelen bir seyyid olduğu da hemen her din ulusunda gördüğümüz gibi söylenegelmiştir.


  • Hacı Bektaş-ı Veli’nin Hayatı, Şahsiyeti ve Eserleri

    Hacı Bektaş-ı Veli’nin Hayatı, Şahsiyeti ve Eserleri

    13. asır Anadolusu’nun büyük sûfî Türkmen şeyhi. Meşhûr Osmanlı târihçisi ve aynı zamanda Baba İlyâs’ın torunlarından Âşıkpaşaoğlu’na göre kardeşi Mintaş ile Horasan’dan gelen Hacı Bektaş, 1240’ta (II.) Gıyâseddin Keyhüsrev’in kötü idâresi dolayısıyla bozulan sosyal düzene bir tepki olarak doğan Baba İlyâs-ı Horasânî’nin önderliğindeki ve fiilî olarak Baba İshak tarafından başlatılan, Vefâî, Yesevî, Kalenderî, Haydârî ekollerine mensup Türkmenlerin katıldığı Babâî ayaklanmasında yer almıştır. Baba İlyâs’ın hayâtını anlatan mevsûk kaynak Menâkıbû’l-kudsiyye’ye (Yazılışı: 1358 – 1359) göre Hacı Bektaş bu âsî dervişin halîfelerinden birisidir.


  • Bir Kültür Hazinesi Dîvânü Lugati’t-Türk

    Bir Kültür Hazinesi Dîvânü Lugati’t-Türk

    Orta Türkçe döneminde Kaşgarlı Mahmud tarafından Bağdat’ta 1072-1077 yılları arasında Araplara Türkçeyi öğretmek amacı ile yazılmış Türkçe-Arapça sözlüktür. Yazarın kelimeleri tanıtırken, içerisinde o kelimenin geçtiği şiir veya atasözlerinden bahsetmesi, kimilerinin bu esere şiir kitabıdır demesine sebep olmuşsada, amacı itibari ile Divanu Lugati’t-Türk bir sözlüktür.Türkçenin bilinen en eski sözlüğü olup, batı Asya yazı Türkçesiyle ilgili var olan en kapsamlı ve önemli dil yapıtıdır.


  • Evrensel Ortak Kültür

    Evrensel Ortak Kültür

    Kültür, esas itibârı ile bir çok farklı tanım ile açıklanılmaya çalışılan bir kavram olsa da, sosyologlar ve kültür bilimciler genellikle kültür kavramı için bir milleti oluşturan maddi ve manevi bütün değerler ile kültür kavramının sınırlarını çizerler. Kültürü oluşturan maddi ve manevi değerler ise, özellikle bir milleti oluşturan bütün dinamikleri kapsamaktadır. Kültürü oluşturan esas unsurlar milletlerin dil, tarih, inanç başta olmak üzere kendi bireysel ve özgün tecrübeleridir. Bu sebeple de yeryüzünde varlık gösteren ve hayat alanı bulmuş her etnik unsurun kültürü özgün ve farklıdır.


  • Dünya Görüşümüze mi Yoksa, Günlük Siyasete Göre mi Bir Kültür Siyaseti?

    Dünya Görüşümüze mi Yoksa, Günlük Siyasete Göre mi Bir Kültür Siyaseti?

    Son zamanlarda, özellikle de‚ ‘muhafazakâr’ diye nitelenen kesimlerde gündemde olan veya gündeme getirilmeye çalışılan bazı isimler var, edebiyat ve fikir dünyamızdan.. Bunca yoğun siyasî tartışmaların içinde böyle bir konuyu gündeme getirmek de bir ihtiyaç haline gelmiş olabilir. Nitekim, geçenlerde bir ilin Belediye Başkanı olan bir dost, ‘Biliyor musun, bu anayasa değişikliği sırasında iki parti arasında oluşan uzlaşma başka alanlarda da etkisini gösterdi, eskiden hiç renk vermeyen bir Gn. Mr. Yard, şimdi bana, cesaretle ve eliyle kurtbaşı işareti yaparak ideolojik kimliğini söylüyor..’ diyordu.


  • Milli Kültür Şurası Üzerine

    Milli Kültür Şurası Üzerine

    Bizim gibi çok köklü, farklı ve zengin bir kültürel birikime sahip olan bir ülke, kültür politikalarını sürekli günün şartlarına göre yenilemek ve canlı tutmak zorundadır. Yirmiden fazla medeniyete ev sahipliği yapan, yirminin üzerinde farklı dine, dile, ırka mensup insanları asırlarca birlikte ve bir arada barış içerisinde yaşama ve yaşatma tecrübesine sahip bulunan bir ülkenin, sahip bulunduğu kültürel mirası yeterince takdir ederek buna hak ettiği önceliği vermemesi, üzücü olmanın ötesinde trajik bir durumdur.


  • Hurda Kağıt Fiyatına Satılan Milli Kültür Varlığımız

    Hurda Kağıt Fiyatına Satılan Milli Kültür Varlığımız

    Hurda olarak satılan bu kağıtlar içerisinde yüzlerce nadide eserin bulunduğu ve bunların sahaflara aktarıldığı bildirilmekteydi. Gazete haberine göre Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik’in önceki gün Twitter hesabından yaptığı “Milli Kütüphane’de pek çok eserle ilgili suç teşkil eden uygulamalar tespit ettik” açıklaması ile bu olayı anlatmaktaydı. Hürriyet muhabirleri Ankara’daki çeşitli sahaflarda Milli Kütüphane mühürlü kitaplara rastlamışlardı.
    2007 yılında 102 ton ve 2011 yılında 45 ton olarak gerçekleşen bu hurda kağıt satışı ne yazık ki Türkiye Cumhuriyeti’nde ilk defa görülmüyor.


  • “Kültür” Kavramı ve Osmanlı’dan Günümüze Kültürel Yapının İncelenmesi

    “Kültür” Kavramı ve Osmanlı’dan Günümüze Kültürel Yapının İncelenmesi

    “Kültür”, en genel anlamıyla, maddi ve manevi kültür olmak üzere ikiye ayrılır. Herhangi bir toplumun belli bir zaman aralığındaki yapısı, o toplumun maddi ve manevi kültürü arasındaki ilişki tarafından biçimlenir. Osmanlı döneminden başlanacak olursa, günümüz Türkiyesi’ne gelinceye kadar kültürel yapıda olumlu ve olumsuz değişme ve gelişmelerle karşılaşılmaktadır. Osmanlı kültürünü belirlemek için Osmanlı düzenini incelemek gerekmektedir.


  • Tarihin Yapısı Ve Kültür Bilimlerindeki Rolü – Prof. Dr. Ayhan Bıçak

    Tarihin Yapısı Ve Kültür Bilimlerindeki Rolü – Prof. Dr. Ayhan Bıçak

    Kültür bilimlerinin ele aldığı sorunlar, kültürün, ortaya çıktığı andan itibaren varolan sorunlardır. Sorunları ilk kucaklayan bilgelik, toplum sorunlarına çözüm bulma denemeleri sonucu, oluşmuştur. En küçük top-lumsal birim olan aileden başlayarak, toplumun bütün sosyal, siyasi, ik-tisadi, dini kurumlarının her kademesinde, her anında (insanın varolduğu andan itibaren) sorunlar olmuş ve bunlar için çözümler üretilmiştir.


  • Kültür ve Medeniyet Kavramları – Prof. Dr. İbrahim Arslanoğlu

    Kültür ve Medeniyet Kavramları – Prof. Dr. İbrahim Arslanoğlu

    Bilindiği gibi Kültür ve medeniyet kavramları bize batıdan ithal edilmesine rağmen ülkemizdeki kültür sorunlarını çözememiştir. Asıl sorun belki de irfanımızdan uzaklaşmış olmamızdadır. İrfan gerçek anlamda insan olmaktır. Bu insanın özelliği, Mevlana, Yunus ve Hacı Bektaş Veli gibi olgun insandır. Bu insan alandan çok veren, kendisinden çok toplumunu düşünen ve gerektiğinde toplumu için kendisini feda edebilen, maddi çıkardan çok ülkesini düşünen, kendisine kötülük yapan insana bile iyilikle karşılık verip onu sevebilen insan tipi olsa gerektir.