" Fetö " Kategorisi


  • Evanjelistler açık tehdittir

    Evanjelistler açık tehdittir

    Evanjelist papaz Andrew Craig Brunson’un serbest bırakılmayıp, cezasının ev hapsine çevrilmesi ABD’yi rahatsız etti. Türkiye’yi yaptırımlarla tehdit eden Amerika, ilk etapta Adalet Bakanı Abdulhamit Gül ile İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya yönelik yaptırımlarını duyurdu. Tanrıyı kıyamete zorlamak anlayışıyla yaygınlık gösteren Evanjelikler, önce ABD büyükelçiliğini Kudüs’e taşıyarak, ardından da Brunson olayıyla dış politikayla ilgili teo-politik kozlarını açıktan oynamaya başladılar.


  • YÖK İmamı ha?

    YÖK İmamı ha?

    YÖK hala imamı bulunmamış bir kurumdur, Trabzonlu Eren’in katilini bulmak namus borcuyduysa, YÖK’ün imamını bulmadan kapatmak, Millete ve Demokrasiye bühtadır, yazıktır, günahtır.


  • Bu ne yahu yeter artık, canları cehenneme!

    Bu ne yahu yeter artık, canları cehenneme!

    FETÖ, Kuytul derken, sapıklığı ile şöhret bulmuş olan Adnan Oktar’a geldi sıra. Önce şu sualleri sorarak başlayalım bahse… Adnan Oktar isimli kişinin adı gerçekten Adnan mı? Adnan’ın, Birgün gazetesinin yazarı sınıf arkadaşı, adının Adnan olduğundan emin ama sınıf arkadaşının soyadını bilmiyormuş.


  • Adnan Oktar kimdir? Kedicikler kimler? Nerenin ve kimin ajanı? Mal varlığı nedir?

    Adnan Oktar kimdir? Kedicikler kimler? Nerenin ve kimin ajanı? Mal varlığı nedir?

    Adnan Oktar kimdir nereli Adnan Oktar mal varlığı şirketleri hangi ülkenin casusu? Adnan Hoca olarak bilinen Adnan Oktar ve ‘kedicikleri’ olarak bilinen müritlerine sabaha karşı polis şok bir operasyon başlattı. Adnan Hoca olarak bilinen Adnan Oktar grubuna yönelik operasyon kapsamında bir depoda bir kamyonet dolusu CD ele geçirildi. Ele geçirilen tüm CD’lerin özel yöntemle şifrelendiği ortaya çıktı. Adnan Oktar’ın bir aylık meyve masrafının 30 bin lira olduğu belirlendi. Beykoz’daki bir depodan bir kamyonet dolusu CD ele geçirildi. Adnan Hoca’nın arşivi olduğu belirtilen bir kamyonet dolusu CD, harddisk ve bilgisayarı incelemeye alan polisler tüm dijital materyallerin özel yöntemlerle şifrelendiğini ortaya çıkardı. Uzman polisler, dijital kanıtlardaki şifreleri kırmaya çalışıyor. CD ve harddisklerde Adnan Hoca grubunun şantaj görüntülerini ve kara para trafiğine ait bilgileri saklamış olabileceği değerlendiriliyor. Öte yandan Adnan Hoca’nın kaldığı Kandilli sırtlarındaki Boğaz manzaralı villanın aylık gideri dudak uçuklattı. Büyük bir bölümü kaçak olan labirent şeklinde yaklaşık 100 odalı villanın aylık elektrik faturası ortalama 20 bin lira. 30 müridinin sürekli kaldığı villada bulunanların sayısı, gün içerisinde ziyaretçilerle birlikte 50’yi geçiyor. Su faturası aylık ortalama 20 bin lira. Oktar, su faturasını düşürmek için 4 yıl önce villa bahçesine artezyen kuyu yaptırmış. Kullanma suyu kuyudan karşılanarak villanın su faturası biraz düşürülmüş.



  • Çocuk tecavüzlerinde FETÖ parmağı mı var?

    Çocuk tecavüzlerinde FETÖ parmağı mı var?

    Ülke çapında art arda can sıkıcı taciz, kayıp, insan ve hayvan cinayet haberleri geliyor. Medya ise işi gücü bırakmış ne kadarı gerçek, ne kadarı masa başı olduğu bilinmeyen haberler aktarıyor. Millet tedirgin ve tepkili. İdam isteyenler, haberlere tepki gösterenler giderek artıyor.


  • Halkı öldürme yetkileri varmış

    Halkı öldürme yetkileri varmış

    İkinci Dünya Savaşı esnasında, aralarında anlaşan bir grup Alman subayı Adolf Hitler’e suikast yapmayı planlar. Operasyon ana hatlarıyla iki aşamadan oluşur. İlk aşamada Hitler, yapılacak bombalı bir suikastla öldürülecek, ikinci aşama da ise rezerv askerler devreye sokularak Hitler’e karşı bir darbe yapılıyor bahanesiyle SS’ler ve üst düzey ordu mensupları devre dışı bırakılacaktır. Her şey yolunda gibi gözükürken planın en hayati kısmı olan Hitler’in öldürülmesinde başarısız olunduğu haberi gelir. Bunun üzerine darbe yanlısı olmayan fakat sesini de çıkarmayan komutanların hepsi canlarını kurtarmak için darbecilere karşı savaşmaya başlarlar.


  • FETÖ ile mücadelenin sonuna mı geldik?

    FETÖ ile mücadelenin sonuna mı geldik?

    Darbe girişiminin hemen ardından ilan edilen OHAL ve bu çerçevede çıkarılan KHK’lar ile başta devlete sızmış unsurları olmak üzere FETÖ ile irtibatlı ve iltisaklılar derhal uzaklaştırılmış; darbe girişimi ile örgütün diğer eylemlerinde rol alanlar ise hemen yargı önüne çıkarılmıştır. Peki bugün, temelleri 50 yıl önce atılmış bu örgüt ile mücadelede sona geldiğimizi söyleyebilir miyiz?



  • Cübbenin altından ajan çıktı

    Cübbenin altından ajan çıktı

    9 Aralık 2016’da terör örgütleri FETÖ ve PKK adına suç işlediği iddiasıyla tutuklanan ABD’li papaz Andrew Craig Brunson hakkındaki iddianame geçtiğimiz hafta tamamlandı. İzmir Cumhuriyet Savcısı Berkant Karakaya tarafından hazırlanan ve İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianame, Trump’ın iadesini istediği Brunson’un Türkiye’de giriştiği tüm karanlık faaliyetleri ve kişisel bağlantılarını ortaya koyuyor.


  • İslamcılığın iki düşmanı: Neoconlar ve FETÖ

    İslamcılığın iki düşmanı: Neoconlar ve FETÖ

    28 Şubat travmasının zehir zemberek yaşandığı günlerdi. Askerin tazyikiyle Refahyol hükümeti görevi bırakmak zorunda kalmış, Cumhurbaşkanı Demirel tarafından onaylanan dışardan CHP destekli azınlık hükümeti, 8 Temmuz 1997 tarihinde TBMM onayı alarak göreve başlamıştı. Newsweek dergisi, göreve gelişinden bir ay sonra, 10 Ağustos 1997’de, postallı siyasetin başbakanı Mesut Yılmaz ile yapılan röportajı yayınlayacaktı. Röportajı gerçekleştiren Lally Weymouth Yılmaz’a soruyordu: – İslamcı, köktendinci hükümet Türkiye’ye zarar verdi mi? Başbakan’ın cevabı, soruyu soran zihniyetin beklentisini boşa çıkarmıyordu:


  • Kutlu Doğum Oyunu ve Kur’an Yazdırmak Alçaklığı

    Kutlu Doğum Oyunu ve Kur’an Yazdırmak Alçaklığı

    Türkiye gazetesi manşet yapmazdan bir gün evvel, Star yazarı Ahmet Taşgetiren, “Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez Hoca aradı ve ‘Kutlu Doğum’u hatırlattı. Siyasi ortamın hareketliliği içinde yeterince Kutlu Doğum coşkusunun oluşturulamadığını” söyledi diye yazmıştı. Bu yazıdan sonra kadim dostumuz Salih Tuna, FETÖ icat ettiği “Kutlu doğum haftası’yla kitleleri efsunlayıp, Kelime-i Tevhid’den ‘Muhammedün Resulullah’ı çıkartmıştı. FETÖ ‘necat’ kamuflajı ve “dinler arası diyalog” martavalıyla, Kelime-i Tevhid’i dinamitlemeye çalışırken Diyanet ne yapıyordu? Diyanet Başkanı Görmez ise ‘sancılı’ bir Star yazarını arayıp, ‘Kutlu Doğum coşkusunun oluşturulmadığından’ şekvacı olmuş. Yahu hâlâ mı” diyerek üç tweet atmıştı.


  • 16 Nisan Referandum Sonuçları Üzerine Bir Analiz

    16 Nisan Referandum Sonuçları Üzerine Bir Analiz

    “16 Nisan” Türkiye Cumhuriyeti tarihinde en önemli dönüm ve kırılma noktalarından birisi olarak tarihî kayıtlara geçmiştir. Mevcut küresel sistemin yarattığı siyâset, 15 Temmuz’da tecrübe ettiğimiz “hain darbe kalkışması” ve mevcut iç ve dış siyâsetin neticesinde doğan referandum, çok az bir farkla “evet” lehine sonuçlandı. Sandıktan çıkan sonuç ve referandumun gösterdikleri oldukça mânidar ve önemlidir. Sandıktan çıkan bu sonuç Türk siyâsetinin, zaman içerisinde sonucunu göreceğimiz olumlu ve olumsuz bir çok şeye gebe olduğunun bir göstergesidir. Başta çıkan sonuç evet olduğu için öncelikli olarak “evet” ile vââd edilen “anayasa değişkiliği” Türk iç ve dış siyasetinde yenilikler ve değişiklikler getireceği gibi bunun dışında da referandum sonuçları siyasi partiler açısından da bir çok değişikliği getirecektir


  • Her Şey Biz Yaşarken Oldu

    Her Şey Biz Yaşarken Oldu

    1972 muhtırası verildiğinde çocuktum. Ardından Kıbrıs çıkarması yaşandı. Kıbrıs’ın gerçek kahramanı / fatihi Rahmetli Erbakan Hoca olmasına rağmen Rockefeller’in bursu ile ABD’de eğitim görmüş, Alman Yahudi’si, ünlü Siyonist Henry A. Kissinger’in talebesi ve ülkeyi krizden krize sürükleyen Ecevit gözümüzün önünde ‘Kıbrıs fatihi’ ilan edildi. Deniz Baykal bile Rockefeller’in bursu ile okumuş Amerika’da, tıpkı Ecevit ve Baykal’ı siyasete sokan Kasım Gülek gibi. Biz ortaokul da okurken oldu 12 Eylül darbesi. Gözümüzün önünde askılar bir sağ, bir sol denilerek ateşe attılar gençleri.


  • FETÖ Bir Zihniyettir!

    FETÖ Bir Zihniyettir!

    15 Temmuz darbe girişimi Türk siyaseti, fikir hayatı ve dini düşüncesinde çok büyük sorunlara yol açtı; varolan meselelerin ne kadar büyük, ne kadar derin olduğunu bir anlamda yüzümüze de vurdu. FETÖ merkezliliği darbe girişiminin akim kalmasını beraberinde getirdi; o zaman darbeye dayalı siyasi geleneğimizi burada sorgulamamız için yeni bir gerekçeye de sahibiz artık. Fakat darbelerin uluslararası bağlantıları olmadan gerçekleşmeyeceği yorumunu, hem FETÖ’nün hem askerin dünya sistemiyle bağını bir kez daha tartışmaya açabiliriz. Esasında mesele biraz da Amerikan dünya sisteminin yönetim mantığıyla ilgili.


  • 28 Şubat FETÖ Darbesi

    28 Şubat FETÖ Darbesi

    FETÖ’nün 28 Şubat sürecinde elde ettiği en büyük menfaat hiç şüphesiz okullarının ve öğrencilerinin sayısının artmasıdır. 28 Şubat’ta eğitim hakkı devlet tarafından engellenen ve ötekileştirilen, birçok acı yaşayan ve mağdur olan muhafazakar aileler çocuklarını malesef dini hassasiyetler ile FETÖ okullarına vermek zorunda kaldılar. Hatta adeta buna mecbur bırakıldılar. Tabiri caiz isi FETÖ’nün kucağına itildiler.


  • Fetö Mensupları “Salağa Yatıyor”

    Fetö Mensupları “Salağa Yatıyor”

    Mâlum şifâhi yâni sözlü kültürün baskın olduğu bir milletin mensuplarıyız. Sözlü kültürün toplumumuzda baskın olmasının siyasi, sosyal ve ekonomik vs gibi muhtelif bir çok sebebi söz konusudur. Tabii bunlar içerisinde en temel faktör hiç şüphesizdir ki, konar göçer bir toplum oluşumuzdur. İşte bu sebepledir ki, bizim toplumumuzun hafızasında, toplumun bireylerinin yaşadığı tecrübelerden çıkardığı bir çok husus mâlumunuzdur ki deyim ve atasözlerimizi yaratmıştır.


  • Batı Dünyasında FETÖ Algılar ve Gerçekler

    Batı Dünyasında FETÖ Algılar ve Gerçekler

    Türkiye’nin özellikle 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında FETÖ’den arınma çabaları ülke içerisinde önemli bir ivme kazanmıştır. Bundan sonraki süreçte FETÖ’nün diasporik bir tehlike olacağı ve Türkiye açısından ulus-aşırı bir tehdit arz edeceği açıktır.


  • Fetö İle Mücadelede İstikrar Sorunu

    Fetö İle Mücadelede İstikrar Sorunu

    Fetullahçı Terör Örgütü’nün 15 Temmuz’da teşebbüs ettiği hain girişimin üzerinden henüz bir sene bile geçmedi. Geçen zaman içerisinde bu yapılanmanın oluşturduğu tahribat, mevcut yapılarının ne kadar köklü olduğu ve devletin tüm kanallarına ne derece nüfûz ettikleri her geçen gün daha da ortaya çıkmaktadır. Fakat buna rağmen milletin bu hain yapılanmaya olan öfkesi, kini ve tepkisi malesef bir saman alevi gibi parladı ve söndü. 15 Temmuz gecesi ortaya konulan kararlı ve mücadeleci ruh kaybolmaya yüz tuttu.