" felsefe " Kategorisi

  • Türkçenin felsefe ile sorunu mu var?

    Türkçenin felsefe ile sorunu mu var?

    Türkçenin felsefi düşünceleri ifade edebilecek kudrette bir dil olabilmesi yolunda geçmişte yaşadığı istihale ve dönüşümleri izleme noktasında çok önemli bir yeri olan ‘Felsefi Meslekler Vokabüleri’nin yeniden yayınlanmasını sağlayan Recep Alpyağıl, Namdar Rahmi’nin sözlüğünde yer yer Frankofon havanın yoğunlaştığını, hatta eserin Türkçe felsefe kimliğini yitirdiğini savlıyor.


  • İslam siyaset düşüncesini nasıl okumalıyız?

    İslam siyaset düşüncesini nasıl okumalıyız?

    İslam’ın ilkelerine ve ideallerine en fazla yaklaşan model, sahih olana en yakın olan modeldir. Bu da şu demektir: Her önerdiğiniz ve ortaya koyduğunuz sistem formülasyonlarının her zaman mutlaka daha iyisi vardır, hiçbir modeli mutlaklaştırmayın ve siz her zaman daha iyi olanı inşa etmenin peşinden koşun.


  • AK Parti döneminde fikir hayatımız

    AK Parti döneminde fikir hayatımız

    İslamcılar iktidarın etkisiyle en ciddi modernleşen, en sert dönüşüm geçiren kesim olurken ülkedeki en sıkı otokritiği, iktidar eleştirisini, muhasebeyi de yine bu cenah gerçekleştirdi. Başta eğitim, kültür, dini faaliyetler, giyim kuşam, ideallerin sönmesi, lüks yaşam, iftarlar olmak üzere “simgesel” meselelerde eleştiriler getirilmesine rağmen İslami dönüşüm ve dünya sistemi-kapitalizm konusunda ağızları bıçak açmadı.



  • Fuat Sezgin Hoca’nın ardından

    Fuat Sezgin Hoca’nın ardından

    Frankfurt Goethe Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ömer Özsoy, geçen hafta hayatını kaybeden İslam Bilim Tarihi Araştırmacısı Fuat Sezgin için “Bilim tarihçileri arasındaki Müslüman düşmanı kültüralizme karşı mücadele veriyordu” diyor.


  • Tarih ve toplum filozofuna saygıyla

    Tarih ve toplum filozofuna saygıyla

    İbn Haldun’u Platon, Aristoteles ve Galen ile başlayan, Farabi, İbn Sina ve İbn Rüşd ile devam eden ve sonrasında Montesquieu, Hume, Adam Smith ve Durkheim ile yenilenen entelektüel geleneğin bir mensubu addeden Stephen Frederi Dale, ‘İbn Haldun ve İnsan Bilimi’ adıyla Türkçeleştirilmiş kitabında onu ve şaheseri ‘Mukaddime’yi anlamaya dönük bir çaba sarfediyor.


  • Noraliya.com yayın hayatına başladı

    Noraliya.com yayın hayatına başladı

    Başta kadınlar olmak üzere, sağlık, moda, anne ve çocuk, kültür ve sanat ve mutfak gibi konularda özgün ve kalieli bir sosyal paylaşım platformu olarak noraliya.com yayın hayatına merhaba dedi. Uzman editör kadrosu ile internette alanında yeni bir habercilik anlayışı sunmayı hedefleyen noraliya.com sosyal medyada kadınlar ile ilgili bir çok kirli yayınlara karşı özgün ve kaliteli bir yayın ilkesi ile var olacağını ifade ediyor. 


  • Çocukta Dini Duygu ve Gelişimi

    Çocukta Dini Duygu ve Gelişimi

    Kişilik gelişiminin oluşmaya başladığı 0-6 yaş dönemi, insan hayatının geri kalanını etkileyen en önemli dönemdir. Bu nedenle hayatın başlangıcı olan bu dönemde çocuklara gelişim özellikleri bilinerek bunlara uygun şekilde yaklaşılması gerekmektedir. Bu yaş grubu çocuk için dinî duygu gelişimi de yine hayatın geri kalanını ve kişiliği etkilemesi açısından önemlidir. 0-6 yaş çocuğunda dinî duygunun gelişimi büyük ölçüde çevresine dayanmaktadır. Çocuk dine karşı tutumunu ve dinin kendisine hissettirdiklerini çevresinden gördükleriyle ve kendisine söylenenlerle şekillendirir. Burada çocuğun dine karşı mantıklı bir yaklaşımı yoktur.


  • Piri Reis’in Hayatı, Şahsiyeti ve Eserleri

    Piri Reis’in Hayatı, Şahsiyeti ve Eserleri

    İlk Paşa sancağının merkezi ve Osmanlı denizciliğinde kaptan paşaların tahtı olarak bilinen Gelibolu’da doğan ve buraya Lârende’den göç eden bir âileden gelen Pîrî Reis, eseri Kitâb-ı Bahriye’de de belirttiği gibi (“Birâderzâde-i merhûm Reîs Gâzî Kemal Pîrî Reis bin el-Hac Mehemmed”), bir başka Türk denizcisi olan Kemal Reis’in kardeşi Hacı Mehmed’in oğludur. 1481’den îtibâren yanına yeğenini de alarak Akdeniz’de korsanlık yapan Kemal Reis’le sergüzeştlerine, kaleme aldığı meşhûr Kitâb-ı Bahriye’de, “Birlikte Akdeniz’i gezerek nice din düşmanının bağrını ezdiklerini ve Sultan Bâyezid’in (II) emriyle devlet hizmetine girdiklerini” söylemek sûretiyle değinmiştir.


  • Fuzuli’nin Hayatı, Şahsiyeti ve Eserleri

    Fuzuli’nin Hayatı, Şahsiyeti ve Eserleri

    Kerbelâ doğumlu büyük Türk şâiri. Âşık Paşa Bağdatlı olduğunu söylerken bütün vilâyeti kastetmiş olmalı ki ilâveten “Ol cânibde olan şu’arânun üstâdıdur” demesinden istidlâlen bu anlaşılabilir. Akkoyunlu Türkmenlerinin mensup ol-duğu Bayat boyundandır. Farsça dîvânına yazdığı mukaddimede Türkçe şiirlerinden bahis açarak, Türk zariflerine Türkçe’nin güzel sözleriyle fayda vermenin kendisi için zor olmadığını; zîrâ bunun aslî selîkasına muvâfık düştüğünü belirtmesi ana dilini ortaya koyan güzel bir örnek teşkîl eder.


  • Mimar Sinan’ın Hayatı, Şahsiyeti ve Eserleri

    Mimar Sinan’ın Hayatı, Şahsiyeti ve Eserleri

    Vakfiyesinde ayn-ı âyân-ı mühendisîn , zeyn-i erkân-ı müessisîn , üstâd-ı esâtizeti’z-zemâni , reis-i cehâbizeti’d-devrân , Öklidi’l-asr ve’l-evân , mîmâr-ı sultânî , muallim-i hâkânî olarak vasfedilen Osmanlı – Türk mîmârîsinin büyük üstâdı, ser-mîmârân-ı hassâ Koca Sinan, Kayseri’nin Ağırnas köyünde bir Ortodoks Türk âilesinin çocuğu olarak dünyaya gelmiş, Sultan Selim devrinde devşirilerek Yeniçeri Ocağı’na alınmıştır.


  • Ebussuud Efendi’nin Hayatı, Şahsiyeti ve Eserleri

    Ebussuud Efendi’nin Hayatı, Şahsiyeti ve Eserleri

    Hoca çelebi, allâme-i küll, ikinci Ebû Hanîfe ve hocası Kemâlpaşaoğlu’nun el-muallimü’l-evvel unvanına nisbetle el-muallimü’s-sânî gibi unvanlarla anılan büyük Türk hukukçusu ve devlet adamı Ebûssuûd Efendi İstanbul yakınlarındaki Meteris köyünde doğmuştur. Âilesi İskilipli olan Ebûssuûd’un dedesinin babası, Uluğ Bey’in doğancıbaşısı olan Mehmed Kuşçu’dur ve onun oğulları, biri anne tarafından diğeri baba tarafından Ebûssuûd’un dedesi olan Mustafa İmâdî ve meşhur matematikçi – astronom Ali Kuşçu’dur. Mustafa İmâdî’nin oğlu Yavsı Muhiddin Mehmed, amcası Ali Kuşçu’nun kızı Sultan Hatun’la evlenmiş, bu evlilikten Ebûssuûd doğmuştur.


  • Taşköprülüzade’nin Hayatı, Şahsiyeti ve Eserleri

    Taşköprülüzade’nin Hayatı, Şahsiyeti ve Eserleri

    Bursa doğumlu, aklî ve naklî ilimlerde uzman, ansiklopedist âlim. İlk derslerini, doğduğunda Ankara’da olan ve 12 -13 yaşlarındayken kendisini bu şehre getiren babasından almıştır. Amcasından Arapça dersleri alarak tahsilini sürdüren Taşköprü-lüzâde, 1525 – 1539 yılları arasında Dimetoka, İs-tanbul, Üsküp ve Edirne’de çeşitli medreselerde müderrislik yaptıktan sonra son olarak Sahn-ı Semân müderrisliğine getirilmiş, 1545’te Bursa kadılığına tâyin edilip yaklaşık 10 sene bu görevi deruhte ettikten sonra gözleri görmez hâle gelince bu vazifesini bırakarak kalan ömrünü ders vermek ve eser telif etmekle geçirmiştir.


  • Karacaoğlan’ın Hayatı, Şahsiyeti ve Eserleri

    Karacaoğlan’ın Hayatı, Şahsiyeti ve Eserleri

    Doğduğu yer, yaşadığı dönem, şiirleri ve öldüğü yer konusunda pek çok ihtilâf olan şöhretli Türk halk şâiri. Araştırmacılar genellikle şiirlerine 17. asır cönklerinde rastlandığı için bu asırda yaşamış olabileceğini öne sürmüşlerdir; fakat cönklere şiir kaydedilmesi geleneğinin daha önceki asırlarda pek bulunmaması ve bahsedilen asırda yaygınlık kazanması bu geniş tarihlemenin bir alt terminus (sınır) kabûl edilemeyeceğini düşündürmektedir.


  • Pir Sultan Abdal’ın Hayatı, Şahsiyeti ve Eserleri

    Pir Sultan Abdal’ın Hayatı, Şahsiyeti ve Eserleri

    Alevî – Bektaşî geleneğinin yedi büyük şâirinden biri kabûl edilen Pir Sultan Abdal, “Mağrıptan çıkar görünü görünü / Kimse bilmez evliyanın sırrını / Koca Haydar şâh-ı cihân torunu / Ali nesli güzel imam geliyor” dörtlüğünden anlaşıldığı gibi, Şeyh Haydar’ın torunu ve Şah İsmâil’in oğlu olan Şah Tahmasb’ın zamânında yaşamıştır. Sivas’ın Banaz köyünde doğan ve “İsmim Koca Haydar aslım Yemen’de” mısrâından aslen Yemenli ve isminin Haydar olduğunu anladığımız Pîr Sultan’ın Hz. Peygamber soyundan gelen bir seyyid olduğu da hemen her din ulusunda gördüğümüz gibi söylenegelmiştir.


  • TEOLOJİNİN MİTEOLOJİDEN ARINDIRILMASI

    TEOLOJİNİN MİTEOLOJİDEN ARINDIRILMASI

    Son yıllarda ülkemizin pek çok ilahiyat fakültesinde çok değerli doktora çalışmaları yapılmıştır. Bu çalışmalar neticesinde din büyük ölçüde efsanelerden, hurafelerden arındırılmıştır. Hızır’dan tutun da Rical’ul-Gayb denilen masal kahramanlarına kadar! İnsanın ruhunun olmadığı, bugünkü ruh anlayışımızın İslami olmadığı, Yunan Ruhçu filozoflardan bizlere intikal ettiği sözkonusu bu akademik çalışmalar ile ortaya çıkarılmıştır.  Erkan Yar’ın Ruh-Beden İlişkisi Açısından İnsanın Bütünlüğü Sorunu, Mehmet Dalkılıç’ın İslam Mezheplerinde Ruh, Caner Taslaman’ın teistik bir kelam için ruh-beden dualitesine gerek olmadığına dair çalışmaları bu konuda paradigmal değişimlere yol açmıştır.


  • Allah; Bizim Ne Yapacağımızı Bilmez mi?

    Allah; Bizim Ne Yapacağımızı Bilmez mi?

    Mutezile, Mâtûrîdî ve Eş’ârî âlimlerine göre Allahu Teâlâ ma’dûmu, yaratmadan önce de bilendir. Değişen Allah’ın bilgisi değil, eşyanın halidir. Allahu Teâlâ bir şey var olacaksa, nasıl var olacağını ezelde bilendir. Aksi halde Allahu Teâlâ’ya cehalet ve acizlik nispet edilmiş olur. İslam dininin temel iki özelliği Allah’ın mükemmelliği ve insanın özgür iradesidir. İnsanın özgür iradesine bağlı   olan eylemleri, Allah’ın ezelde bildiğini savunduğumuzda, hikmet ve adalet ile bağlantılı temel iki soru ile karşılaşmaktayız.


  • Uluğ Bey’in Hayatı, Şahsiyeti ve Eserleri

    Uluğ Bey’in Hayatı, Şahsiyeti ve Eserleri

    Devletşâh’ın tezkîresinde kendisinden “Adâletli, bilgili, kahhâr ve himmet sahibi bir padişah idi. Yıldızlar ilmindeki derecesi yüksekti. Bu ilmin inceliklerine vâkıftı. Âlimlere çok hürmet ederdi. Onun zamanında ilim ve fazilet sahiplerinin mevkii çok yüksek idi. Kendisi hendese ve heyet ilimlerini çok iyi bilirdi. Âlim ve fâzıllar İslâm devrinde ve hatta İskender-i Zü’lkarneyn zamanından şimdiye kadar geçen müddet içinde onun gibi bir padişâhın saltanat tahtına oturmadığında müttefiktirler.” diyerek tebcil ettiği, Timur soyunun en ışıltılı mensuplarından birisi ve Timur’un küçük oğlu Muiniddin Şahruh’un oğluydu. Babası tarafından, 1409’da Semerkand merkez olmak üzere bütün Mâverâünnehir’in idâresi kendisine verilmiş, yaklaşık 40 yıl boyunca bu geniş sâhada emîr olmuştur.


  • Akşemseddin’in Hayatı, Şahsiyeti ve Eserleri

    Akşemseddin’in Hayatı, Şahsiyeti ve Eserleri

    İstanbul fâtihi “Büyük Türk” Sultan (II.) Mehmed’in hocası, feth-i mübînin mânevî mimârı mutasavvıf, tabib. Akşeyh olarak da bilinen Akşemseddin, soyu Hz. Ebûbekir’e çıkan Şehâbeddin Sühreverdî’nin torunlarından Şeyh Hamza’nın oğlu olarak Şam’da doğmuştur. Yedi yaşı civârında babasıyla Anadolu’ya gelerek Amasya’da dinî tahsil gördükten sonra Osmancık medresesinde müderris olmuş, hakkında anlatılan rivâyetlere göre kendisine bir mürşid aramak üzere 25 yaşlarında İran ve Mâverâünnehir’e bir yolculuk yapmış; fakat emeline ulaşamamıştır. Anadolu’ya dönünce Hacı Bayrâm-ı Velî’ye intisâb eden ve ondan hilâfet alan Akşeyh, daha sonra Beypazarı’na, İskilip’teki Evlek köyüne ve son olarak Göynük’e yerleşip Hacı Bayram’ın vefâtıyla irşad makamına geçmiştir.


  • Hayatta En Hakiki Mürşid İlim Değil, Güvendir

    Hayatta En Hakiki Mürşid İlim Değil, Güvendir

    Bu ülkenin yetiştirdiği yerli filozoflarımızdan, büyük bir ilim ve engin bir mütevazılığı şahsında birleştiren üstad Teoman Duralı hocamıza, Bülent Ecevit Üniversitesi tarafından Fahri Doktora ünvanı takdim edildi. Duralı’nın da önemli bir konuşma yaptığı bu etkinlikten notlarını Sefa Toprak aktarıyor.