" Devlet " Kategorisi

  • Devlet garanti verirse beyinler göçmez

    Devlet garanti verirse beyinler göçmez

    Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı 2017 göç istatistiklerinin gösterdiği rakamlardan en KONUŞULANI, “Yurtdışı giden göç” oranları oldu. Ülkeden yurtdışına gidenleri 2016 yılına kıyasla yüzde 42 gibi bir artışla, 25-29 yaş aralığındaki gençlerin oluşturması herkesin dikkatini çekti. Bu süreçte beyin göçüne dair birçok sebep sayıldı, göç edenlerin haklı mı haksız mı olduğu tartışıldı. Uzmanlar, gerekli çalışma zemini sağlandığı takdirde, beyin göçünün engelleneceği konusunda


  • Şarbon ve biyolojik silahlar

    Şarbon ve biyolojik silahlar

    Bayram sürecinde Ankara Gölbaşı’nda 50 kadar büyükbaş hayvanın şarbondan öldüğü ve bölgenin karantinaya alındığı haberleri yayılmıştı. Haber doğruydu ve şarbon ithal hayvanlarda görülmüştü. Hayvanlar şarbonlu olarak ithal edildiği gibi sonradan da bulaşmış olabilirdi? Veterinerler şarbonlu ithale pek ihtimal vermiyor ise de biz bu fikre katılmıyoruz. Yaşadığımız dünyada her şey mümkün.


  • Başkanlık Kabinesi

    Başkanlık Kabinesi

    Oryantalizm dünyalıları idare edebilmek için Siyah demiş, Beyaz demiş, Hindu demiş, Sih demiş, Sarı Benizli demiş, Kızılderili demiş, Tutsi demiş, Sisi? demiş; illaki ikilik çıkarıp zayıflatıp; zafiyetten istifade etmek için metod geliştirmiş. Referandumlar, seçimler ideal ayrışma hatları çizerler. Profesyonel particiler bu hataları keskinleştirir, ötekileştirir ve yandaşlarıyla karşı taraf arasına görünmeyen fikri duvarlar örerler. Siyasete tefrika girdiyse bir daha iflah olmaz bir mankurtlaşma başlatılmış sizde oyunun bir parçası olmuşsunuz demektir. Tevhid teklik bizim, ikilik ve teslis onların referans sistemlerini oluşturur.


  • Başkan orkestra şefi gibi yönetecek

    Başkan orkestra şefi gibi yönetecek

    Türkiye’nin başkanlık sisteminin oluşturulmasında imzası olan isimlerden Prof. Dr. Yavuz Atar, Türk başkanlık sisteminin iyi bir şekilde kurulduğuna inandığını söylüyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinin ortada olduğunu ifade eden Atar, “Yeni sistemi Cumhurbaşkanımız bir orkestra yönetir gibi yönetecek, her aktör Cumhurbaşkanına göre uyumlu çalışacak. Zafiyet gördüğü yere müdahale edip hemen değiştirebilecek. Koordineli, başarıya odaklı bir şekilde çalışılırsa çok mükemmel bir örnek ortaya çıkmış olacak” diyor.


  • Adnan Oktar kimdir? Kedicikler kimler? Nerenin ve kimin ajanı? Mal varlığı nedir?

    Adnan Oktar kimdir? Kedicikler kimler? Nerenin ve kimin ajanı? Mal varlığı nedir?

    Adnan Oktar kimdir nereli Adnan Oktar mal varlığı şirketleri hangi ülkenin casusu? Adnan Hoca olarak bilinen Adnan Oktar ve ‘kedicikleri’ olarak bilinen müritlerine sabaha karşı polis şok bir operasyon başlattı. Adnan Hoca olarak bilinen Adnan Oktar grubuna yönelik operasyon kapsamında bir depoda bir kamyonet dolusu CD ele geçirildi. Ele geçirilen tüm CD’lerin özel yöntemle şifrelendiği ortaya çıktı. Adnan Oktar’ın bir aylık meyve masrafının 30 bin lira olduğu belirlendi. Beykoz’daki bir depodan bir kamyonet dolusu CD ele geçirildi. Adnan Hoca’nın arşivi olduğu belirtilen bir kamyonet dolusu CD, harddisk ve bilgisayarı incelemeye alan polisler tüm dijital materyallerin özel yöntemlerle şifrelendiğini ortaya çıkardı. Uzman polisler, dijital kanıtlardaki şifreleri kırmaya çalışıyor. CD ve harddisklerde Adnan Hoca grubunun şantaj görüntülerini ve kara para trafiğine ait bilgileri saklamış olabileceği değerlendiriliyor. Öte yandan Adnan Hoca’nın kaldığı Kandilli sırtlarındaki Boğaz manzaralı villanın aylık gideri dudak uçuklattı. Büyük bir bölümü kaçak olan labirent şeklinde yaklaşık 100 odalı villanın aylık elektrik faturası ortalama 20 bin lira. 30 müridinin sürekli kaldığı villada bulunanların sayısı, gün içerisinde ziyaretçilerle birlikte 50’yi geçiyor. Su faturası aylık ortalama 20 bin lira. Oktar, su faturasını düşürmek için 4 yıl önce villa bahçesine artezyen kuyu yaptırmış. Kullanma suyu kuyudan karşılanarak villanın su faturası biraz düşürülmüş.


  • Çocuk tecavüzlerinde FETÖ parmağı mı var?

    Çocuk tecavüzlerinde FETÖ parmağı mı var?

    Ülke çapında art arda can sıkıcı taciz, kayıp, insan ve hayvan cinayet haberleri geliyor. Medya ise işi gücü bırakmış ne kadarı gerçek, ne kadarı masa başı olduğu bilinmeyen haberler aktarıyor. Millet tedirgin ve tepkili. İdam isteyenler, haberlere tepki gösterenler giderek artıyor.



  • Devlet yönetiminde stratejik iletişimin önemi

    Devlet yönetiminde stratejik iletişimin önemi

    Gerçeğin medya vasıtasıyla manipüle edildiği bir tabloda devletlerin ülke içinde ve uluslararası arenada kendilerini doğru anlatabilmesi bugün bir ihtiyaç değil varoluşsal bir zorunluluktur. Devlet Bilgi Koordinasyon Merkezinin doldurduğu boşluğu ve önünü açtığı yeni dinamikleri bir de bu bağlamda okumak gerekir.



  • Klasik Dönem Osmanlı Devleti’nde Din ve Devlet Anlayışı

    Klasik Dönem Osmanlı Devleti’nde Din ve Devlet Anlayışı

    Osmanlı Devleti’nde din ve devlet ilişkisi devletin konumu, gücü, idari yapısı ve aynı zamanda çevresinde gelişen olaylarla bağlantısı olarak bir gelişme ve değişme göstermemiş, ama özündeki temel esası Cumhuriyet Türkiyesi’ne kadar devam ettirmiştir. Ancak devlet merkezileştikçe kendini ve politikalarını halkına izah etmekte güçlük çekmiştir. Bir merkez ve çevre sorunu olarak “din ve devlet ilişkisi”de çeşitli aşamalardan ve safhalardan geçerek günümüze kadar ulaşmış ve hala güncelliğini kaybetmemiştir. Osmanlı Devleti’nde geleneksel Türk Devlet anlayışının etkisiyle, yani “MİLLETİ YAŞAT Kİ DEVLET YAŞASIN”anlayışı dini hayatta da kendini göstermiş, din Osmanlı Devleti geleneğinde bir baskı aracı olarak kullanılmamıştır.


  • Devlet, Kanun, Hukûk(*)…

    Devlet, Kanun, Hukûk(*)…

    Şayet devletin önemini, onsuz başımıza gelebilecek belâların vehâmetini, devletlûlarımızın karar ve icraatlarında ne kadar isabet buyurduklarını, onların başımızda bulunmasının ne büyük şans olduğunu… söyleyecekseniz devlet üzerine konuşmak bir hayli kolaydır ve ayrıca konuşana bir hayli kazanç temin eder. Mevcut haliyle devlet, onun çatısı altında işleyen fiilî siyaset ve iradesinin bir ürünü olan yürürlükteki hukuk, bunlardan yana olduğu halde eğri oturup doğru konuşabilen vicdan sahipleri açısından bile “bütünüyle savunulabilir” değildir oysa. Bir tür idare-i maslahat ve “Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan olmak” kaygısı ile “Devlet’ten yana olma”yı bir tercih meselesi değil de bir ödev sayan bir zihin hali bile, “rüşvet-i kelâm”ı aşarak “devletin eleştirilebilir” bir şey olduğunu kabul etmek durumundadır. Fakat bu zihin, devlet çarkına yöneltilecek eleştirinin “evdeki bulgur”a nankörlük etmeden, “bizim bünyemize uygun”luğuna titizlik göstererek ve dahası, “devlet yükünü sırtlamış cefâkârlar”a karşı hadsizlik etmemeye özen göstererek “olumlu eleştiri” sınırlarında kalması gerektiğine kânîdir.


  • O uygulamaları devlet işlerinden hemen temizleyin

    O uygulamaları devlet işlerinden hemen temizleyin

    Teknoloji uzmanı Salih Cenap Baydar, sosyal medyanın başka hangi amaçlar doğrultusunda kullanıldığını ve istihbari faaliyetler için önemini yazdı. Brian Acton ve Jan Koum isimli iki arkadaş, çok kısa bir sürede, birçok insanın hayal bile edemeyeceği derecede bir şöhret ve zenginliğe ulaştılar. 24 Şubat 2009’da kurdukları firmalarının sürdüğü ürün, piyasada birçok benzeri bulunan basit bir mesajlaşma uygulamasıydı.


  • Derin devlet nedir ne değildir?

    Derin devlet nedir ne değildir?

    Celal Tahir, kitabında derin devlet kavramı ile birlikte devlet ve derin devlet ayrımı ekseninde son beş yüzyıl boyunca dünyanın gidişatının tayin edilişinde küresel egemen güçlerin, gizli cemiyetler ile masonluğun oynadığı rolleri ele alıyor.


  • 16 Nisan Referandum Sonuçları Üzerine Bir Analiz

    16 Nisan Referandum Sonuçları Üzerine Bir Analiz

    “16 Nisan” Türkiye Cumhuriyeti tarihinde en önemli dönüm ve kırılma noktalarından birisi olarak tarihî kayıtlara geçmiştir. Mevcut küresel sistemin yarattığı siyâset, 15 Temmuz’da tecrübe ettiğimiz “hain darbe kalkışması” ve mevcut iç ve dış siyâsetin neticesinde doğan referandum, çok az bir farkla “evet” lehine sonuçlandı. Sandıktan çıkan sonuç ve referandumun gösterdikleri oldukça mânidar ve önemlidir. Sandıktan çıkan bu sonuç Türk siyâsetinin, zaman içerisinde sonucunu göreceğimiz olumlu ve olumsuz bir çok şeye gebe olduğunun bir göstergesidir. Başta çıkan sonuç evet olduğu için öncelikli olarak “evet” ile vââd edilen “anayasa değişkiliği” Türk iç ve dış siyasetinde yenilikler ve değişiklikler getireceği gibi bunun dışında da referandum sonuçları siyasi partiler açısından da bir çok değişikliği getirecektir


  • Osmanlı ve Roma

    Osmanlı ve Roma

    İkisi de devlet; site devleti mi? Hayır! Peki, ulus-devlet mi? Elbette hayır! Ayrıca olmaları da mümkün değil. Çünkü ulus-devlet “modern” bir devlet, ayrıca evrensel bir model de değil. Batının özel koşulları içerisinde çıkmış Batıya has bir oluşum. Batılı toplumlar yeniçağla birlikte yeni kıtaların keşfi ile evrensel bir soyguna kalktılar. Batılı toplumların ayak takımı, sömürüden pay alabilmek için birbirleri ile yarıştı. Denizaşırı sömürüye katılan bu maceraperestler elde ettikleri hırsızlık malları neticesi Batıda yeni bir sınıfı oluşturdular: Burjuva… Burjuva önce finans işiyle uğraştı. Sonra da sanayi…


  • Vahiy Ve Devlet

    Vahiy Ve Devlet

    Kimine göre muhayyel bir “toplumsal sözleşme” kimine göre ise mülkiyetin ihdası neticesi “devlet” vücuda gelmiştir. Görevi ise kimisine göre dış siyaset içindir. MeselaHegel devleti tanrının yeryüzündeki yürüyüşü olarak niteler. Hegel’in anlayışında devlet tarih-dışı mutlak bir güçtür. Marks ise devletin mevcudiyetini, sadece iç çelişkilerle izah eder. Hâkim olan sınıfın diğer sınıfları tahakküm altına alma aracı. Sınıflı toplumların ortaya çıkması ile çıkmış ve sınıfsız topluma geçilmesi halinde yok olacak olan bir aygıt. Marks’ın indinde “devlet” Hegel’in aksine tarih-dışı değil bilakis tarihin ürünüdür.


  • Evrensel Ortak Kültür

    Evrensel Ortak Kültür

    Kültür, esas itibârı ile bir çok farklı tanım ile açıklanılmaya çalışılan bir kavram olsa da, sosyologlar ve kültür bilimciler genellikle kültür kavramı için bir milleti oluşturan maddi ve manevi bütün değerler ile kültür kavramının sınırlarını çizerler. Kültürü oluşturan maddi ve manevi değerler ise, özellikle bir milleti oluşturan bütün dinamikleri kapsamaktadır. Kültürü oluşturan esas unsurlar milletlerin dil, tarih, inanç başta olmak üzere kendi bireysel ve özgün tecrübeleridir. Bu sebeple de yeryüzünde varlık gösteren ve hayat alanı bulmuş her etnik unsurun kültürü özgün ve farklıdır.


  • Teknoloji Medeniyeti ve Kodlama Dersi

    Türk Devleti’nin küresel sistemde dirâyetli ve güçlü bir şekilde var olabilmesi için, bu teknolojik rekâbat ve savaşa geçte olsa dahil olması gerekmektedir. Bir şekilde kendi alt yapımızı oluşturmak zorundayız. Çocuklarımıza erken yaşlarda vereceğimiz “programlama dili” eğitimi, devletimizin geleceği için büyük önem arz etmektedir. Gençlerimizin teknoloji ve teknolojik aletlere olan tutkusu da böylece ulvî bir amaca dönüştürülmüş olacaktır. Teknoloji Çağı’nda, kendi dinamikleri ile güçlü bir Türkiye için gereken en temel gaye, devlet politika ve felsefelerimizden birisi de bu olmalıdır.


  • Kitap Tanıtım: Osmanlı’da ve İran’da Mezhep ve Devlet

    Kitap Tanıtım: Osmanlı’da ve İran’da Mezhep ve Devlet

    Taha Akyol’un ilk baskısı, Ocak 1999 yılında yapılan ve Doğan Kitap’tan piyasaya çıkan kitabı “ Osmanlı’da ve İran’da Mezhep ve Devlet” adından da anlaşılacağı üzere, Sünnilik ve Şia; Osmanlı ve İran mezhep ve devlet menşeini ele almıştır. Mezhep, Arapça kökenli bir kelime olup, Türkçede de kullanılmaktadır. Kelimenin temeli “zehâb” ifadesine dayanır ve mezhep bunun çoğuludur; yani, gidilen yer ve yol demektir. Terim olarak ise, müçtehidlerin, dinin asli ve fer’i hükümleri konusunda kendine özgü kural ve yöntemlerle oluşturdukları inanç ya da hukuk sistemini dile getirir. Devlet mefhumu, Arapça “ d,v,l” kökünden türeyip, “talih, baht, servet, kısmet, iktidar, egemenlik” anlamına gelmektedir. Genel anlamıyla ise, “insan, toprak, egemenlik” unsurlarının bir araya gelmesiyle oluşmuş bir varlıktır.


  • Devlet nöbetinde bir ömür: Devlet Bahçeli

    Devlet nöbetinde bir ömür: Devlet Bahçeli

    Adı Devlet. Soyadı Bahçeli. Tesbihi, çayı ve Ferdi Tayfur’u seviyor. Türkmen. Osmaniyeli. Ağa çocuğu. O kadar ağa çocuğu ki en yakın arkadaşlarından biri, şöyle anlatıyor onu: “Hassastı. İyi bir yemek yemek için kilometrelerce yol yürürdü. Kendisi Devlet Ağa olduğu için, bizim onun yanında hesabı ödememiz mümkün değildi, ödetmezdi.” Sever ya da sevmezsiniz, ama bir tarzı vardır. Nev-i şahsına münhasırdır, hayatı boyunca böyledir. Asabi değil ciddidir. Kolejlidir ama seçkinci değildir. Bir de, arkadaşı Rıza Ayhan hocanın dediği gibi, hesabı kendi öder. Bunda hassastır.