Son Gönderiler

  • Medeniyet Üretmektir

    Medeniyet Üretmektir

    Medeniyet, Arapça “Medine” yani “Şehir” ile ilgili bir olgudur. Çünkü medeniyet demek üretmek ve sistemleştirme demektir. Medeniyet kurmak ve dinamik bir şekilde devamlılığını sağlamak yâni üretmek ancak yerleşik bir düzen ile mümkündür. Bu nedenle Medeniyet kelimesi Arapça “Şehir” demek olan “Medine”den türemiştir. Şehir ile Medeniyet arasında derûni bir bağ söz konusudur. Her ne kadar atlı ve göçebe kültürünün de oluşturduğu medeniyet unsurları varsa da bunlar çok hakim ve güçlü değildir.


  • Avrupa Nereye Koşuyor?

    Avrupa Nereye Koşuyor?

    Müslümanlar kendi medeniyetlerinin büyük olduğunu düşünüyorlarsa, bunu ispat etsinler. Yoksa kapı ardına kadar açık; bırakın gitsinler, ya çöle dönüp develerle ya da ormana dönüp maymunlarla konuşsunlar.” Bu sözler, İtalyan senatör Roberto Calderoli’ye ait. Hollandalı siyasetçi Geert Wilders’a göre ise, İslam ve demokrasi birbirine tamamen zıt, zira İslam, demokrasiyi kökünden söküp atmayı amaçlayan faşist bir ideoloji; şayet Müslümanlar Hollanda’da yaşamak istiyorlarsa Hollanda Anayasasını Kur’an’ın üzerinde tutmalılar


  • Millet İradesinin Hayatî Gerekliliği

    Millet İradesinin Hayatî Gerekliliği

    Çağımızın ünlü estetikçilerinden biri olan Suzanne K. Langer evrenimizdeki hiçbir varlığın bir diğer varlıkla tıpatıp aynı olmadığını hatırlatırken evrenimizdeki şeylerin biz insanlarca algılanmasının da farklı farklı olacağını belirtir ve şöyle der: “İki ayrı insanın tam benzeyen hiçbir şey görememeleri pek muhtemeldir.” Langer, biz insanlardaki algılama farkının sebebini şu şekilde açıklıyor: “İnsanların duyu organları, dikkat ve imgeleri, duyguları ayrıdır. Bu nedenden ötürü benzer izlenimlere sahip olmaları düşünülemez.


  • Anadolu Selçuklular’ında Sosyal, Dinî ve Mezhebî Yapı

    Anadolu Selçuklular’ında Sosyal, Dinî ve Mezhebî Yapı

    Anadolu Selçukluları zamanında, müslüman toplumun sosyal ve dinî yapısı ile mezhebî eğilimlerinin tespit edilebilmesi ancak, Türklerin Anadolu’ya hangi inançlarla geldiklerine ve neler bulduklarına bağlıdır. Bundan dolayı biz önce, Türklerin Anadolu’ya göçlerini ve bu göçlerle birlikte Anadolu’ya taşınan dinî inanç boyutunu incelemeye çalışt ık. Daha sonra Selçuklu yönetiminin uyguladı ğı sosyal ve dinî politika ile bu politikalara paralel olarak toplumsal yapıda kendiliğinden oluşan şehirli ile göçebe halkın birbirlerine bakış açı lar ını ve bunun dinî-mezhebî alana yansımasını irdelemeye gayret ettik.


  • Kur’an’ın Bize Bildirdikleri

    Kur’an’ın Bize Bildirdikleri

    Yüce Allâh sevgi ile yarattığı İnsanların hesap günü hüzün hüsran içinde kalmalarını mutlak istemediği için Cennette yarattığı İnsanlardan gözünü ilk açan İnsan Âdeme Ana Referans Kitabında belirlediği Kadın Erkek herkes için geçerli, hiçbir zaman değişmeyen İslâm Dininin Temel İnanç İlklerini, Cebrail as ile duyurmuş, diğer İnsanlara duyurmasını istemiştir. Şeytan aldatıp kandırdığı Âdem Peygamber ve eşinin başına yaptığı tacı takıp, üstünlük vererek farklılaştırmış, İnsanları ondan, onu İnsanlardan uzaklaştırmıştır. Âdem peygamberin Şeytanın kendisine verdiği Aklı örten üstünlük duygusu içinde büyüklenip, kibirlenmesine kendisine verilen görevi unutmasına, yerine getiresine engel olmuştur.


  • İnanan Gençlere Tavsiyeler – Ercümend Özkan

    İnanan Gençlere Tavsiyeler – Ercümend Özkan

    Bu yazımızda kız-erkek bütün gençlerimize, özellikle de Müslümanım diyen, hele hele asıl İslam, Kur’an İslamı üzerinde olduğunu söyleyen veya böyle olmayı isteyen gençlerimize aşağıdaki tavsiyeleri yapmakta yarar gördük. Şayet söylediklerimiz eğri ise kaale alınmaya, İslamî doğrular ise alına ve gereğince amel oluna…


  • Nev-zuhûr Kavimler ve Kavmiyetçilik

    Nev-zuhûr Kavimler ve Kavmiyetçilik

    “İslamcı” düşünce, siyasî hareket olarak Allah’ın dîninin adını taşıyor olmasının da verdiği rahatlıkla olsa gerek, “İslamcı” adını taşımayan bütün siyasî ve fikrî akımları “İslam dışı” olarak nitelendirdi. Bu konuda en ağır eleştirilere konu olan siyasî hareket ve fikir akımlarının başında Türk milliyetçiliği yer aldı. “Kavim” mefhumunu “millet”, “kavmiyetçilik” mefhumunu da “milliyetçilik”e nispet eden “İslamcı” düşünce, kendisi gibi dinî değil, siyasî bir akım olarak Modern çağlarda ortaya çıkmış olan “Türk milliyetçiliği”ni, İslamiyet’in yasaklamış olduğu “kavmiyetçilik” olarak ilan etti.


  • İslam Medeniyeti Arap Medeniyeti Değildir – Prof. Dr. Mehmet Şeker

    İslam Medeniyeti Arap Medeniyeti Değildir – Prof. Dr. Mehmet Şeker

    XIX. yüzyılın ikinci yarısında hem Batıda hem de İslâm dünyasında çeşitli kavramlar üzerindeki tartışmaların arttığı görülmektedir. Bu tartışmaların belirgin sebebinin Batının ilim, teknik ve diğer bazı medeni alanlarda sergilediği tartışılmaz üstünlüğünün görülmüş olmasıdır. Osmanlı aydınlarından bazılarının Batıyı tanımak amacıyla özellikle Fransa’ya gitmiş olmaları onların bu tartışmalara katılmalarına sebep olmuştur.


  • Doğru Sevmek

    Doğru Sevmek

    Duygu ve düşünceler, tutum ve davranışlar, ile kişilik ve karakter Çocukluk Döneminde şekillenmektedir… Özellikle 0-6 Yaş Arasını kapsayan bu kritik dönemde çocukların temel gereksinimleri karşılandıktan sonra ihtiyâçları olan tek şey sevgidir. SEevgi ile büyüyen çocukların; yetişkinlikte daha merhametli, daha vicdanlı, daha duyarlı, daha hassas ,empati gücü yüksek özgüven sahibi ve güvenilir bireyler oldukları bilimsel olarak yapılan araştırmalar ile kanıtlanmıştır. O halde sağlıklı bir büyüme ve birey olmak için sevmek gerekir. Muhakkak her ebeveyn çocuğunu sever, fakat kaç ebeveyn çocuğunu doğru sevmektedir


  • Cumhuriyet Dönemi Referandum Tarihi: Biri Hariç Beş’inde Evet Çıktı

    Cumhuriyet Dönemi Referandum Tarihi: Biri Hariç Beş’inde Evet Çıktı

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, anayasa değişiklik teklifini onayladı. Anayasa değişikliği için referandumun 16 Nisan’da yapılmasına kesin gözüyle bakılıyor. “Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini” içeren 6771 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından, halkoyuna sunulmak üzere, yayımlanması için Başbakanlığa gönderildi.


  • Anlam Üzerine

    Anlam Üzerine

    “Anlam”ı merkeze alan, yani “anlam kazandırma yoluyla tedavi”yi amaçlayan Logoterapi’nin kurucusu olan Victor Frankl, Yahudi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. 1942’de Naziler tarafından ailesi ile birlikte toplama kampına gönderilmiş, ailesinin bir kısmını burada kaybetmiştir. Yine de güçlü kalmayı başaran Frankl, bu kampta, engellerle karşılaşsa da birtakım çalışmalar yapmıştır. Gözlemleri onun için önemli olmuş, eserlerinde ele alacağı farkındalıklar yaşamıştır. Yani bu kamp, Frankl’ın düşünce dünyasında ve akademik hayatında önemli bir yere sahip olmuştu


  • Türk Kültürü ve Anadolu Müslümanlığı İlişkisi

    Türk Kültürü ve Anadolu Müslümanlığı İlişkisi

    Türk kültürü binlerce yıllık geçmişe sahip zengin bir kültürdür. Orta Asya’nın bozkırlarından, Urallardan Altaylardan kopup gelen bu kültür; içerisinde pek çok dini sistemi, inanışı, felsefi düşünceleri, mistik yapıları ve geleneksel uygulamaları da barındırmaktadır. Günümüze kadar Türk kültürü, üç büyük medeniyetin etkisi altında kalmıştır. Bunlardan ilki ve en eskisi olarak bilineni Orta Asya’da Eski Türklerin maruz kaldığı Çin medeniyetidir. Daha sonraki asırlarda özellikle 10. asırdan 18. asra kadarki süreçte İslamiyet ile birlikte Arap ve Fars medeniyetinin etkilerini Türk kültürünün değişik kollarında görmek mümkündür.


  • Çağdaşlık İle Modernlik Arasında İslam Düşüncesi

    Çağdaşlık İle Modernlik Arasında İslam Düşüncesi

    Modern İslâm düşüncesi” tabirinin “modern” ve “İslâm düşüncesi” olarak iki unsuru vardır. Bu tabir, “İslâm düşüncesi”nin klasikten modern devre uzandığını îhâm eder. Hâlbuki bizzat “İslâm düşüncesi” modern bir tabirdir. Çağdaş dilde yaygınlaştıktan sonra “İslâm düşüncesi” tabirinin gele-neksel terminolojideki karşılığı unutulmuştur. Cumhuriyet’in başlarında Ziya Gökalp ve Hilmi Ziya gibi aydınlar, “tedebbür, muâkale, tefekkür” gibi kavramlar etrafında yeni bir düzen ku-racak entelektüel faaliyetin türü hakkında kafa yormuşlardır.


  • TOBB’dan Esnafa ve Halka Yanlış

    TOBB’dan Esnafa ve Halka Yanlış

    Cumhurbaşkanı Erdoğan ve hükümet, Türkiye’yi siyasî ve iktisaden geliştirmeye çalışırken, kerameti kendinden menkul pek çok yapı da aksi bir çabanın içinde.Bir ülkenin iktisaden gelişmesinden en büyük kâr payını elbette finans çevreleri ve sanayiciler alır. Türkiye’deki finans, ticaret ve sanayi çevrelerinin hepsi zorunlu olarak sanayi ve ticaret odalarına üyedir. İş yapsın ya da yapmasın odaların üyeleri aidatlarını ödemekle mükellefler.


  • Sanat Tarihi Açısından Anadolu Selçuklu Kültürünü Anlamak

    Sanat Tarihi Açısından Anadolu Selçuklu Kültürünü Anlamak

    Anadolu Selçuklu kültürü, Asya, İran ve Anadolu gibi üç farklı coğrafya-nın harmanlandığı bir kültür olarak karşımızda durur. Sanat eserleri ise, Selçuklu kültürü gibi kompleks araştırma alanında başlıca yol göstericidir. Sanat eserlerin-den hareketle Anadolu Selçuklu kültürü için çok sayıda tespitler yapabilmek müm-kündür. Bu araştırmada, tek tek yapılar ya da sanat eserleri üzerinde durulmayacak-tır. Sanat tarihi penceresinden daha bütünleyici bir bakış ile, Anadolu Selçuklu kültürü için, “Selçuklu Mimarisi ve Göçebelik”; “ Medrese, Din ve Eğitim”; “Tas-virler ve Yasaklar” şeklinde üç konu başlığı seçilmiştir.


  • Mezhep ve Hadis Meselesi

    Mezhep ve Hadis Meselesi

    Mezheplerin temel ayrılık noktası olarak en somut örnek abdest ile ilgilidir. Abdesti bozacak şeylerin bilinenden tamamen farklı olduğunu Bakara suresi 222. ayet’ten net olarak anlıyoruz. Özellikle kanın abdesti bozacağı ile ilgili fetvalar birbirinden çok farklı bir durum arz etmektedir. Tüm bu yorumların malesef Kurâni hiç bir dayanağı yoktur. Malesef insanımız Kuranı okuyup anlamadığı gibi, geleneksel fetvaların devamlılığı ile mevcut yanlışları devam ettirerek kullanmış ve uygulamşlardır


  • Cemil Meriç’in Medeniyet Telakkisi – Hakkı Büyükbaş ve İhsan Kurtbaş

    Cemil Meriç’in Medeniyet Telakkisi – Hakkı Büyükbaş ve İhsan Kurtbaş

    Meriç’in medeniyet telakkisinde onu şekillendiren şey, Batı(lı) kuşat-masından sıyrılıp Müslüman-Türk sentezini özümsemiş olmasıdır. Aslında onun Doğu’yu keşfetmesini sağlayan şey, Hint edebiyatına merakı idi. Bu onun Batı kültürünün Doğu kültürüne nazaran ne kadar sığ olduğunu keşfetmesine ve onda Batı’ya benzememek üzere derin bir hassasiyet uyanmasına sebep olmuştur. Nitekim ‘millîlik’ ve ‘yer-lilik’ değerleri Cemil Meriç’te temel prensipler arasındadır.


  • Teesüfler Yök Hazretleri

    Teesüfler Yök Hazretleri

    Yükseköğretim Kurulu (YÖK), ‘Erasmus+ projesi TURQUAS’ adlı bir program başlatmış. Önce ‘Erasmus kim’ ona bakalım. Batı, bir programına isim vermiş veya logo yapmış ise oraya vurulan damga her şartta kendi ifsad geleneği ve batıl inancının izlerini taşır. Erasmus da bunlardan biridir. Bu sözde eğitim programı da Augustin tarikatının rahibi Rotterdamlı Erasmus’un adını taşıyor. Bu Erasmus ki, Şeytanın kalfası Pavlus’un uydurduğu Katolizmin felsefecisi.


  • Fetö İle Mücadelede İstikrar Sorunu

    Fetö İle Mücadelede İstikrar Sorunu

    Fetullahçı Terör Örgütü’nün 15 Temmuz’da teşebbüs ettiği hain girişimin üzerinden henüz bir sene bile geçmedi. Geçen zaman içerisinde bu yapılanmanın oluşturduğu tahribat, mevcut yapılarının ne kadar köklü olduğu ve devletin tüm kanallarına ne derece nüfûz ettikleri her geçen gün daha da ortaya çıkmaktadır. Fakat buna rağmen milletin bu hain yapılanmaya olan öfkesi, kini ve tepkisi malesef bir saman alevi gibi parladı ve söndü. 15 Temmuz gecesi ortaya konulan kararlı ve mücadeleci ruh kaybolmaya yüz tuttu.


  • Son Devrin İslamcı Siyasetinin Krizle İmtihanı – Prof. Dr. Süleyman Dönmez

    Son Devrin İslamcı Siyasetinin Krizle İmtihanı – Prof. Dr. Süleyman Dönmez

    Türkiye Cumhuriyetini son on kusur yıldır idare etme şansını yakalayan son devrin İslamcı siyaseti, ciddi açmazlarla karşı karşıyadır. İçine düşülen bu vahim durum, birçok veçheden incelenebilir. Biz bu yazımızda önümüzde büyük bir “sorun” olarak duran bu bahtsızlığı modern sonrası felsefede öne çıkan birkaç filozofa ve fikre atıf yaparak anlamaya çalışacağız.