Milli Akıl Beyannâmesi

https://i0.wp.com/cdn.kuaza.com/wp-content/uploads/2015/09/Turk-bayragi-transparan-arkaplan-harika-cok-guzel.png?resize=285%2C285&ssl=1

Milli Akıl Beyannâmesi

İslam ve Türk Dünyası 21. yüzyıla küreselleşmenin ve küreselleşmenin farklı fraksiyonları olan modernleşme, sekülerleşme vs gibi bir çok modern olgunun tahakkümü altında girdi. Bizim ruhumuza ve medeniyetimize yabancı olan bu mefhumlar hızlı bir şekilde toplumumuzu etki altına almaya başladı. Özellikle bizi “Orient ve Oriental” yâni “Doğu ve Doğulu” olarak tanımlayan, kendilerini ise “Batı” olarak adlandıran devlet, toplum ve kültürler kendi meşruiyetlerini sağlamlaştırmak ve mevcut politikalarını uygulayabilmek için “Öteki“ni yâni karşılarına bizi koydular. Biz, yâni devletimizi, insanımızı, inançlarımızı ve bir çok değerlerimizi açık bir şekilde hedef aldılar.

Kendi medeniyetlerini ve kültürlerini hakim medeniyet ve kültür olarak adeta dinleştirdiler. Bu yeni din ve medeniyetlerini evrensel bir boyuta taşıyıp alternatif din ve medeniyetleri yok etmek için çalışmalara başladılar. Kendi medeniyet telakkilerini ve gayr-i ahlâki nizâmlarını uygulayabilmek için rekip olarak gördükleri  İslam – Türk Medeniyeti’ni ifsâd etmek için her alanda büyük bir çalışma başlattılar.

İslam – Türk toplumunun bireylerini kendi öz, tarih, inanç, kültür ve medeniyet unsurlarına yabancılaştırdılar. Milli olarak telakki ettiğimiz her değeri yok etmeyi ve yerine kendi kültürel değerlerini ikâme etmeye başladılar.

Milli olan tüm değerlerimiz, icâd edilen bu yeni “Din“in tesiri altına girdi. Medeniyet oluşturan bütün unsurlarımız unutulmaya yüz tutu. Kozmopolit ve birbirinden kopuk, değerlerine yabancı ve onların inançlarının mensubu bir toplum olduk.

İnsanlarımız psikolojik oyun ve algı yönetimine mâruz bırakıldı. Bununla birlikte kendi değerlerimiz ve milli olan her şey aşağılandı, bizzat insanlarımız kendi ruhunu ve mayasını hâkir görmeye başladı. Artık kendi özümüze tamamen yabancıydık. Artık milli değildik ve medeniyet oluşturan değelerimiz ve ruhumuz kayboldu.

Milli demek, kendi özünü ve ruhunu tanıyan demektir. Kendi özünü ve ruhunu tanıyan ise, üzerine doğduğu coğrafyanın tarihine, kültürüne, medeniyet oluşturan bakiyesine ve milletini oluşturan tüm unsurlara bağlı olandır. Asla ve asla varlığını inkâr etmeyen ve bu varlığını koruyan, gözeten ve sürekli geliştirendir.

Biz, yâni tekrardan kendi özünü ve ruhunu arayanlar olarak bu yeni icâd edilen “Din“e karşı topyekun bir mücadele başlatıyoruz. Kendi tarihimizi, inancımızı, kültür ve medeniyet unsurlarımızı korumak ve devamlılığını sağlamak için “Milli Akıl” adı altında yayın hayatına başlıyoruz.

Artık onların psikolojik baskılarına kanmamak için, bize zarar verebilecek ve milli olmayan yabancı her şeye karşı milli bir akıl ile dur demek istiyoruz..!

İslam – Türk Medeniyeti’ni tekrardan ihya etmek, üstün değerlerimizi tekrardan kazanabilmek ve güçlü bir Türkiye olabilmek için herkesi milli ruh, milli vicdan, milli bakış ve “Milli Akıl”a dâvet ediyoruz.

Gelin hep birlikte özümüze ve ruhumuza dönelim.

Medeniyetler savaşında yeni bir cephe açıyoruz, yeni ve milli bir cepheden savaşa giriyoruz..!

Her şeye Milli Aklın önderliğinde bakmak, düşünmek, yorumlamak ve bu minvalde bir siyaset belirlemek için “Bismillah” diyoruz.

Umut Güner

Milli Akıl Genel Yayın Yönetmeni