" Felsefe " Kategorisi

  • Nietzsche, fasit daire ve eğitimdeki arayışımız

    Nietzsche, fasit daire ve eğitimdeki arayışımız

    Türkiye’nin neredeyse bir asırdır değişmeyen sorunlarının başında ‘eğitim’ geliyor. Akut kronik hale gelen sorun onlarca çözüm modeli tartışmasını da beraberinde getiriyor. Özgür Eğitim-Sen Genel Başkanı Abdulbaki Değer, sorunun tespiti ve çözüm üretiminde yüz yıllık bir fasit dairenin oluşumunu adım adım analiz ediyor.


  • Teknofest ve islam bilim tarihi üzerine

    Teknofest ve islam bilim tarihi üzerine

    Şair Alfred Noyes bilim tarihi üzerine yazdığı bir şiirinde şöyle der: Savaşları yücelttik… Niçin bu en asil savaşı yüceltmedik… Ömrünü bilime adamış sessiz kahramanların savaşını… Siyasi tarihe gösterdiğimiz önem kadar bilim tarihine de önem vermemiz elzemdir. Buradaki emek sadece bizim ülkemizde değil tüm insanları, insanlığı daha yüce mertebelere taşımak içindir.


  • ‘Kurt, dumanlı günü sever’

    ‘Kurt, dumanlı günü sever’

    Derin Ahlak kitabının yazarı Prof. Dr. İlhami Güler “Bugün Türkiye’de dini mezhep, tarikat, cemaat ve partiler, sisli-puslu-dumanlı ortamdan dolayı dini ‘istismar’ ediyor” değerlendirmesinde bulunuyor.




  • Romantik cehalet

    Romantik cehalet

    MEB eski bürokratı Dinçer Ateş, “Sıkı sıkıya bağlı kaldığımız ve kurtulmaya dair her adımı ihanet gibi gördüğümüz romantik cehaletimiz bizi edilgen hale getirdi” diyor.


  • Rusya’nın Makyavel’i

    Rusya’nın Makyavel’i

    2004 yılından beri Rusya’nın dışarıdaki yüzü olan Lavrov’u “Rusya’nın Makyavel”i’ olarak tanımlayabiliriz. Zira Lavrov da Makyavel gibi uluslararası ilişkilerde ideolojiye asla inanmıyor. 44 yıldır Rus çıkarlarını yükseltmek için mücadele ediyor. Amerikalı bir diplomat, Lavrov’u “Rusya Federasyonu onun için dini gibidir” sözleriyle anlatıyor.


  • Krizler Fırsattır

    Krizler Fırsattır

    Bizim üzerimize oynanan ekonomik kriz programının maşası kimin elindeyse bizim doğrudan ve direk muhatabımız olmalıdır. Canımızın yandığı kadar canı yanmalı, bizim ekonomimizin ve insanlarımızın gördüğü hasar kadar da insanları hasar almalıdır. Yavuz dedemizin “ La Erhame Beynel Mülk” Eşitler arasında Merhamet yoktur düşüncesiyle, bize iyi rüya gören, görmeyen, yardım eden, etmeyen devlet ya da millet topluluklarını ve dünyayı idare ettiğini zanneden kurumları diskalifiye etmemiz lazımdır.



  • Cem’in mitolojik kökeni

    Cem’in mitolojik kökeni

    Alevilere göre Cem’in kökeni Hz. Muhammed’in miraç dönüşü katıldığı varsayılan ‘Kırklar Meclisi’ne dayanır. Bu mitin izleri Ahmet Yesevi’ye kadar gider. Bu mit Yunus Emre ve Kaygusuz Abdal tarafından olay örgüsü oturmuş, açık bir anlatıma kavuşturulmuştur.


  • Ailede neler oluyor?

    Ailede neler oluyor?

    Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Evkuran, günümüzde kimlik tartışmaları zemininde ‘aile’ kavramını değerlendiren bir yazı kaleme alıyor.


  • Türkçesiz Türkler

    Türkçesiz Türkler

    Yahya Kemal’in ‘Türkçe’nin çekilmediği yerler vatandır’ önermesinin üzerine eleştirilerini inşa eden A. Yağmur Tunalı, sanat dünyasında kullanılan Türkçe’nin bozulmasına dair sorunları gündeme getirmeye devam ediyor.


  • Devlet garanti verirse beyinler göçmez

    Devlet garanti verirse beyinler göçmez

    Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı 2017 göç istatistiklerinin gösterdiği rakamlardan en KONUŞULANI, “Yurtdışı giden göç” oranları oldu. Ülkeden yurtdışına gidenleri 2016 yılına kıyasla yüzde 42 gibi bir artışla, 25-29 yaş aralığındaki gençlerin oluşturması herkesin dikkatini çekti. Bu süreçte beyin göçüne dair birçok sebep sayıldı, göç edenlerin haklı mı haksız mı olduğu tartışıldı. Uzmanlar, gerekli çalışma zemini sağlandığı takdirde, beyin göçünün engelleneceği konusunda



  • Yerli yazılım mümkün mü

    Yerli yazılım mümkün mü

    Bilgisayar teknolojisinin hayatımıza girmesiyle bilişim alanında yerlileşme tartışması da başladı. ABD ile aramızda yaşanan kriz, bilişim alanında da boykotu getirirken vatandaşların yerli ve milli yazılımı dillendirmesi Türkiye’nin savunma sanayisinde olduğu gibi bilişim alanında da söz sahibi olmaya başlayacağının bir işareti.


  • Vicdansız Müslümanlık

    Vicdansız Müslümanlık

    ‘Vicdan Böyle Buyurdu’ kitabının yazarı İlhami Güler “Söylemekten doğan zarar, söylememekten doğan zarardan daha azdır” diyor. Kur’an, Allah’ın kendi yarattığı (91/8) insan vicdanı/aklı, insan dili (Arapça), insan (Hz. Muhammed) aracılığı ile insanlara (Araplara) hitabıdır. 610 ile 630 arasında vuku bulan bu hitabın/hutbelerin amacı-maksadı-muradı-hedefi-gayesi, insanın cehaleti-geleneği-hevası içinde kaybolmuş vicdanını (basiret-lübb) tekrar diriltmektir. Bu bağlamda Kur’an, kendini hikmet, furkan, nur, tezkire, ziya, rahmet olarak niteler. Kur’an açısından ‘din’ iman, ibadet ve ahlak (siayaset-iktisat-hukuk) olmak üzere hayatın bir tarz-tutum-tavır-hal olarak yaşanmasıdır. Ayetler (Kur’an-Vahy), oluştukları dönemde toplumsal hayatta olup-biten bazı olayların-olguların ve durumların, Allah tarafından değerlendirilmesidir. Bir de, geçmişte vahiy/peygamber gönderilmiş toplumların tutum ve tavırlarının değerlendirilmesi (Kıssa) vardır.



  • Tarih Malazgirt ile başlar

    Tarih Malazgirt ile başlar

    Malazgirt 1071, alelade bir tarih yerine konulamaz, milat gibi görülmesinin arka planında Türkiye’nin nomosunu oluşturan temeller, yani İslam-Türk-ehli sünnet-gaza omurgası vardır. Malazgirt Savaşı üzerine Türk düşüncesinin ciddi biçimde eğildiğini söylemek çok zor. Meseleyi sadece bir muharebeye teşmil etmekten ziyade Türkiye’de düşüncenin, siyasal alanın, iktisadi arayışların, ideolojilerin yönlerini belirlemede mikyas kabul etmek gerekir.


  • Katolik kiliselerindeki taciz olayı ve Evanjelikler

    Katolik kiliselerindeki taciz olayı ve Evanjelikler

    Tarihi-teolojik rekabet-düşmanlıklar bir yana, Papa Franciscus’un Kudüs ve göçmenler konusu başta olmak üzere, önemli bazı teo-politik konularda Trump-Pence yönetimi ve dolayısıyla Evanjelikler-Neoconlar ile ters düştüğü biliniyor. Katolik kilisesine yönelik pedofil olayının Papa’nın İrlanda ziyareti öncesinde tekrar gündeme ge(tiri)lmesinde de Neoconlarla işbirliği halindeki Evanjeliklerin ve dolayısıyla Trump-Pence’in rolü düşünülebilir.


  • Türkçenin felsefe ile sorunu mu var?

    Türkçenin felsefe ile sorunu mu var?

    Türkçenin felsefi düşünceleri ifade edebilecek kudrette bir dil olabilmesi yolunda geçmişte yaşadığı istihale ve dönüşümleri izleme noktasında çok önemli bir yeri olan ‘Felsefi Meslekler Vokabüleri’nin yeniden yayınlanmasını sağlayan Recep Alpyağıl, Namdar Rahmi’nin sözlüğünde yer yer Frankofon havanın yoğunlaştığını, hatta eserin Türkçe felsefe kimliğini yitirdiğini savlıyor.